Siyaset

Çankaya Belediyesi'ne de operasyon: Başkan Güner ve 36 kişiye gözaltı kararı

CHP'li belediyelere yönelik iddialarla yapılan yeni operasyonda, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner ve 36 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi, 27’si gözaltına alındı. Çankaya Belediyesi ile Güner'in evinde ve birçok adreste arama yapıldı.

CHP'li belediyelere yönelik operasyonlara bu sabah "CHP'nin kalesi" olarak nitelenen Çankaya Belediyesi de dahil oldu.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen operasyon sonucunda Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner ile bazı belediye bürokratlarının da aralarında yer aldığı 36 şüpheli hakkında "Suç örgütü kurma, suç örgütüne üye olma, rüşvet alma, rüşvet verme, ihaleye fesat karıştırma" iddialarıyla gözaltı kararı verildi.

Operasyon kapsamında sabah saatlerinde Çankaya Belediyesi ile Güner'in evinde ve belirlenen diğer adreslerde arama yapıldı. Polis, belediye binasının çevresinde geniş güvenlik önlemi aldı ve içeriye girişler kapatıldı. Belediyede yapılan aramaların ardından bazı belge ve dijital materyallere el kondu. Polisin arama çalışmaları devam ettiği sırada eski CHP Ankara İl Başkan Vekili Yüksel Işık, bazı partililerle birlikte belediye önünde açıklama yaptı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma kapsamında şimdiye kadar 27 şüphelinin gözaltına alındığını duyurdu. Başsavcılıktan yapılan açıklamada, "Aralarında Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in de bulunduğu 36 şüpheli hakkında; 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'Suç örgütüne üye olma', 'Rüşvet alma', 'Rüşvet verme' ve 'İhaleye fesat karıştırma' suçlarından gözaltı kararı verilmiş; şüphelilerin adreslerinde arama ve el koyma işlemlerinin gerçekleştirilmesine karar verilmiş; bu kapsamda 27 şüpheli gözaltına alınmıştır. Diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalar ile soruşturma işlemleri çok yönlü ve titizlikle sürdürülmektedir" dendi.

BELEDİYE BAŞKANI GÜNER: "BİRKAÇ SAAT İÇİNDE ANKARA'DA OLACAĞIM"

Öte yandan belediye binasında aramalar sürerken Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Güner, "Sabah saatlerinde belediye binamızda ve bürokratlarımızın evlerinde gerçekleştirilen arama dolayısıyla operasyondan haberdar olmuş bulunuyoruz. Önceden planlı olduğu üzere birkaç saat içerisinde Ankara’da olacağım. Bunu ilgili tüm makamlara da bildirdim. Yine evimde arama yapmak üzere gelen ekiplere de yedek anahtar ulaştırdım ve bütün arkadaşlarımızdan Emniyet güçlerimize yardımcı olmalarını istedim. Göreve geldiğimizden bu yana bu kurumu en iyi şekilde yönettiğimizi ve bize güvenen hiç kimseye karşı mahcup olacak en ufak bir davranışımızın olmadığını tüm komşularımızın bilmesini isterim. Soruşturmanın detayları ve sebepleri netleştiğinde konuya ilişkin gerekli açıklamaları kamuoyuyla paylaşacağız" ifadelerini kullandı.

TANAL: "ALGI YÖNETİMİ"

CHP Milletvekili Mahmut Tanal, Çankaya Belediyesi'ne yapılan operasyonu "algı yönetimi" olarak niteledi. Tanal, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şöyle dedi:

"Çankaya Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma ve operasyon, hukuk devleti ilkesi bakımından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun temel amacı maddi gerçeği hukuka uygun yöntemlerle ortaya çıkarmaktır. Çağrı üzerine ifade vermeye gelebilecek durumda olan belediye başkanları ve belediye çalışanları hakkında, zorunluluğu ortaya konulmadan şafak operasyonları yapılması; kamuoyunda suçluluk algısı oluşturduğu yönündeki eleştirileri güçlendirmektedir.

Ceza muhakemesi, algı yönetimi için değil, adaletin sağlanması için yürütülmelidir.
Bir belediyenin Anayasa ve kanunlara uygun idari teşkilat yapısının, yargı kararıyla kesinleşmiş bir tespit bulunmaksızın suç örgütü şeması gibi sunulması da masumiyet karinesi ve hukuk devleti ilkesi açısından ayrıca tartışılması gereken bir uygulamadır.
Bu nedenle, yürütülen soruşturmanın hukuki gerekçelerden çok siyasi amaçlarla gerçekleştirildiği ve ana muhalefet partisine bağlı belediyeleri yıpratmaya yönelik olduğu yönünde kamuoyunda oluşan kaygılar ciddiyetle değerlendirilmelidir.

Hukukun temel ilkesi eşit uygulamadır. CHP’li belediyelere hangi hukuk uygulanıyorsa aynı hukuk AK Parti’li belediyelere de uygulanmalıdır; AK Parti’li belediyelere hangi hukuk uygulanıyorsa aynı hukuk CHP’li belediyelere de uygulanmalıdır. Biz ayrıcalık da istemiyoruz, muafiyet de istemiyoruz. İstediğimiz tek şey, Anayasa’nın eşitlik ilkesinin eksiksiz uygulanmasıdır.

Geçmişte, ABD’li din Papazın Andrew Brunson’un serbest bırakılması sürecine ilişkin siyasi açıklamalar ve tartışmalar da yargının bağımsızlığı konusunda toplumda önemli tartışmalar doğurmuştur.

Bu nedenle, yargının her türlü siyasi etki ve talimat algısından tamamen uzak, yalnızca Anayasa’ya, kanuna ve vicdani kanaatine göre karar vermesi hayati önemdedir.

Bağımsız ve tarafsız yargı, demokratik hukuk devletinin temelidir. Yargının hiçbir makamdan talimat aldığı yönünde bir algının dahi oluşmaması gerekir. Çünkü adalet yalnızca tarafsız dağıtılmamalı; aynı zamanda tarafsız dağıtıldığı konusunda toplumda tam bir güven de oluşturmalıdır.

Türkiye’nin ihtiyacı, siyasetin değil hukukun üstün olduğu; operasyonların değil delillerin konuştuğu; çifte standardın değil eşitliğin egemen olduğu bir adalet düzenidir.

Hukuk devleti ancak bağımsız yargıyla ayakta kalır; yargı üzerindeki her türlü etki ve yönlendirme algısı ise adalete duyulan güveni zedeler."