Enflasyonun emekli maaşlarına ve asgari ücrete etkisine vurgu yapılan teklifin gerekçesinde “Bu yüksek enflasyon ortamında asgari ücretin yılda sadece bir kez belirlenmesi işçilerin satın alma güçlerinde büyük bir erimeye yol açmaktadır. Benzer şekilde aylıkları gerçek, enflasyon karşısında değersizleşen emeklilerimiz temel ihtiyaçlarını karşılamakta bile zorlanmaktadırlar. Bu nedenle emeklilerimiz genel ekonomik sorunlarının yanı sıra toplumsal hayata ve gelir eksikliğinden kaynaklanan psikolojik sorunlarla da baş etmeye çalışmaktadır.” ifadeleri kullanıldı.

ERDOĞAN İLE ÖZEL'İN GÖRÜŞMESİYLE İLGİLİ FLAŞ GELİŞME ERDOĞAN İLE ÖZEL'İN GÖRÜŞMESİYLE İLGİLİ FLAŞ GELİŞME

En düşük emekli aylığının 10 bin liraya çıkarılmasının yetersiz kaldığı belirtilen teklifte, “Düşük gelirli kesimlerin krize karşı korunması ve satınalma güçlerinin iktidarın uyguladığı yanlış ekonomi politikalarının bir sonucu olan yüksek enflasyon karşında korunması amacıyla, bu alana hızla müdahale edilmesi kaçınılmaz hale gelmiştir.” Denildi.

Teklifte şu önerilere yer verildi:

-Kanun teklifimiz ile asgari ücretle çalışan işçilerimizin en azından satın alma gücünün korunması için asgari ücretin üçer aylık dönemlerde gerçekleşen enflasyon oranında arttırılması.

-En düşük emekli aylığının belirlenmesinde asgari ücretle ilişki kurularak en düşük emekli aylığının asgari ücret düzeyine çıkarılması.

-Küçük esnafımızın üzerindeki vergi ve sigorta prim yükünün azaltılması.

-Esnafın kendisi ve çalışanları için ödediği yaşlılık, malullük ve ölüm sigortası için ödediği primlerin işveren hisselerinin yarısının Hazine tarafından karşılanması.