MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. Devlet Bahçeli, Mehmetçik'e yapılan saldırılara sert tepki gösterirken Türkiye'nin hızını yavaşlatmak için bir operasyonun devrede olduğunu belirtti. Devlet Bahçeli, TBMM'nin bölücülerin meydan okuma yeri olmadığını ifade ederken, "TBMM'de terörist istemiyoruz. 57 sözde DEM milletvekilinin maaşının ve terör yuvasına ödenecek hazine yardımının derhal kesilerek terörle mücadele ve şehit ailelerine aktarılmalı" dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda açıklamalarda bulundu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Kabul edilen bütçemizin devletimize ve milletimize hayırlı olsun diyorum. Bütçenin ekonomik ve mali özellikleri kadar siyasi ve hukuki özellikleri de vardır. TBMM, bütçenin onay ve denetimi ile hukuki, demokratik ve milli egemenliğe dayalı haklarını doğrudan doğruya kullanmaktadır. 2024 yılı bütçesi, milletimizin sosyal ve ekonomik beklentilerini karşılamada ümit verirken, Türkiye'nin yüksek hedeflerini de sahiplenmiştir.

Yalandan, riyadan, çarpıtmadan, iftiradan mutlak suretle kaçınan, demokratik nezaketini muhafaza ederek destekleyici, yapıcı, katkı sağlayıcı, mücadelesini kürsünden ispatını yapan, bütçe görüşmelerini ihanet seansı haline getirmekten titizlikle sakınan Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın ilk bütçesinin kabule varıncaya kadar fevkalade duyarlılık gösteren Sayın Cumhurbaşkanımız ve kabinesi başta olmak üzere her milletvekilimize, her düzeydeki personele tebrik ve teşekkürlerimi iletiyorum.

"YAYI ÇEKİLMİŞ OK GİBİYİZ"

Kurtuluş Savaşı'nda en buhranlı günlerde karaborsacılarla dişe diş mücadelede edilmiştir. Türkiye ekonomisi 1923'ten 1939'a kadar her yıl ortalama yüzde 8 büyümüştür. Milliyetçi kahramanlar umutlarını hiçbir zaman kaybetmemişlerdi. Cumhuriyetin 100. yıl dönümünün ivme, ilham ve iradesi ile maruz kaldığımız ekonomik sorunların üstesinden kademe kademe geleceğimize, milletimizin hak ettiği refaha kısa süre içinde ulaşacağına canı gönülden inanıyorum. Samsun kıyılarına ayak basan kahramanlar, isabetli bir tercihin marifeti ile 7 ay 8 günlük mücadelede birikimi ile 27 Aralık 1919'da Ankara'ya giriş yapmışlardı. Ankara çoraktı, nüfusu 20 bindi, sıradan bir Osmanlı kasabasıydı. Ne kiralık ev ne elektrik vardı. Mustafa Kemal Paşa, Ziraat Mektebi'nde konaklamıştı. Nice zorlukları yenmişlerdi. Vatanı ve milletin istiklali uğruna her çileye meydan okumuşlardı. Üstte yok başta yoktu. Erzurum'dan Sivas'a gitmek için emekli binbaşıdan borç almışlardı. Bu yolculukta verdikleri mola esnasında yedikleri biraz zeytin, kuru ekmek ve kuru soğandı.

Sonradan görmeler, bölünme hayali kurup teröristlerin yedek kuvveti haline gelen vatan hainleri, bizden adam olmaz diyen Batı piyonları, zehirli dilleri de fitnenin batağında olan, millete tepeden bakan, emekçiyi tanımayan meyhane solcuları, meydan ve merdane devrimcileri, kerpiçli evlerden çıkan kahramanları küçük gören kokuşmuşluğun son sürümleri, biz nereden geldiğimizi, nasıl geldiğimizi hamdolsun biliyoruz. Peki, siz neyi biliyorsunuz? Nereye hizmet ediyorsunuz? Hiçbir haine, hiçbir işbirlikçiye, hiçbir kiralık akıl sahibine milli şerefimizi, milli geleceğimizi çiğnettirmeyeceğiz. Kararımız kesin, mücadelemiz bıçkındır. Herkes dikkat etsin, yayı gerilmiş ok gibiyiz, kınından çekilmeyi bekleyen keskin bıçak gibiyiz.

Aziz vatan bedava kazanılmadı, bahşiş alınmadı, ikram edilmeli, piyangodan çıkmadı. Kan verdik, can verdik, bedel ödedik, aç kaldık, açıkta yattık ama teslim olmadık. Taviz vermedik, boyun eğmedik. Bu vatan ebediyen bizim kalacaktır. İç ve dış işgal cephesi çok iyi bilsin ki, irademiz milli mücadele iradesidir. Heyecanımız 104 yıl önce Dikmen'de ayağa kalkan seymenlerin heyecanıdır. Seymenler o gün bir başka heybetliydi.

Türkiye'nin artan cazibesine, güçlenen imajına, günden güne büyüyen itibarına, istikrarlı yönetim hayatına gölge düşürmek için en başta terör kartını ortaya sokmuyorlar mı? İç ve dış husumet cephesi kolektif eylem planı ile kiralık tetikçilerini üzerimize salmaktadır. 22 ve 23 Aralık'ta 12 kahraman evladımızın şehit olmasında silahı temin eden, hedefi gösteren güçler terörü ve terörizmi himaye eden alçaklardır. Türkiye'nin hızını yavaşlatmak, yeni yüzyıl heyecanını azaltmak için menfur bir operasyon devrededir. Bu operasyonda CHP'nin demlenmesi amaçlanmıştır. Sözde aydınları, satılmış gazeteciler atın arabaya koşulduğu gibi koşulmuşlardır.

"TETİĞİ ÇEKEN PKK, HEDEFİ GÖSTEREN TERÖRİZMİ HİMAYE EDEN ALÇAKLARDIR"

Türkiye'nin artan cazibesine, güçlenen imajına, günden güne büyüyen itibarına, istikrarlı yönetim hayatına gölge düşürmek için en başta terör kartını ortaya sokmuyorlar mı? İç ve dış husumet cephesi kolektif eylem planı ile kiralık tetikçilerini üzerimize salmaktadır. 22 ve 23 Aralık'ta 12 kahraman evladımızın şehit olmasında tetiği çeken PKK, silahı temin eden, hedefi gösteren güçler terörü ve terörizmi himaye eden alçaklardır. Türkiye'nin hızını yavaşlatmak, yeni yüzyıl heyecanını azaltmak için menfur bir operasyon devrededir. Bu operasyonda CHP'nin demlenmesi amaçlanmıştır. Sözde aydınları, satılmış gazeteciler atın arabaya koşulduğu gibi koşulmuşlardır. Ne zaman zalime ve zulme 'hayır' desek yumuşak karnımızdan yara alıyoruz. Son günlerdeki tartışmalara baktığımızda milletimizin sinir uçlarını tahriş eden provokasyonlar olduğunu görmek mümkündür. Her yerden üstümüze geliyorlar. Gözümüzün içine baka baka ihanetin fermanını okuyorlar. Göstere göstere terörizme güzelleme yapıyorlar.

"BİZ TBMM'DE TERÖRİST İSTEMİYORUZ"

TBMM teröristlerin, bölücülerin aklanma, barınma, sığınma ve meydan okuma mekanı değildir. Aksine hizmet eden kim varsa hasmımızdır, vatan hainidir. MHP'nin açık çağrısı şudur, Mehmetlerimize sıkılan, yavrularımızı yetim bırakan, canımızı alan teröristlere hangi milletvekili hoşgörü ile yaklaşıyorsa suçludur, tarih ve millet önünde hesap vermekten kurtulamayacaktır. Biz TBMM'de terörist istemiyoruz, düşman istemiyoruz, katil istemiyoruz. Canilerin sırtını sıvazlayan hainleri hiç istemiyoruz. Böylesi bir haksızlık ve hukuksuzluk dünyanın hangi ülkesinde görülmektedir.

BAHÇELİ'DEN 4 ÖNERİ

Gelişmeler karşısında ilk önerim, 57 DEM milletvekilinin maaşının ve terör yuvasına ödenecek hazine yardımının derhal kesilerek terörle mücadele ve şehit ailelerine aktarılmasıdır.

İkinci önerim somut delille suçu sabit olan vekillerin görüşülmeyi bekleyen dokunulmazlık dosyalarının karara bağlanarak bu haşaratların mahkemeye çıkarılmasıdır.

ERDOĞAN’DAN FLAŞ AÇIKLAMALAR ERDOĞAN’DAN FLAŞ AÇIKLAMALAR

Üçüncü önerim, yeni anayasa, Anayasa Mahkemesi'nin yeniden yapılandırılması ya da bu mahkemenin kapatılmasıdır.

Dördüncü önerim de, TBMM'de anlamını kaybeden kürsü dokunulmazlığı sınırlarının yeniden çizilmesidir. Merak ediyorum, AYM Başkanı şehit haberleri karşısında acaba ne hissetmişlerdir.

"BAY ZÜHTÜ SENİN KUMANDAN KİMİN ELİNDE?"

Can Atalay dosyasının acil incelenmesinin hesabını kara cübbeli işbirlikçiler nasıl yapacaktır? Anayasa Mahkemesi'nin başkan ve üyeleri kulak veriniz. Bana şehitlerimizin omuzlarında vatan toprakları emanet edildi. Bay Zühtü, senin kumandan kimin elindedir? Irak'ın kuzeyinde tesis edilen karın, buzun tam ortasında çadırdan ve teneke barakalardan kurulan geçici üslerde görev yapan kahramanlarımıza saldırıyorlar. Anaların bakmaya kıyamadığı gencecik fidanlarımız şehit ediliyor. Ey mahkeme üyeleri, siz daha ne yapıyorsunuz? Buna adalet diyorsanız, batsın sizin adaletiniz. Buna hukuk diyorsanız, olmaz olsun böyle hukukunuz. DEM'in hukuken defni yapılmadıkça Türkiye'ye huzur gelmeyecektir. DEM'in onursuz bir milletvekili de onurlu çözüm bebek katili ile diyaloğun başlamasıyla başlar demiş. Bize göre çözüm terörü ve teröristleri topluca imha etmek, destekçilerinin acımasızca kökünü kazımaktır.

"DEM'LENMİŞ CHP YÖNETİMİ UTANÇ KAYNAĞINA DÖNÜŞMÜŞTÜR"

Terörle mücadeleye stratejik bakmak, kaynağını kurutmak kadar, iç destek lobisinin de üstüne gitmek milli güvenliğimiz bakımından tarihi bir vecibedir. Bütün siyasi partiler nerede durduklarını, milli meselelere nasıl baktıklarını gözden geçirmek zorundadır. Gazi Meclis'te yer alan hiçbir parti Türk Milleti'nin karşı karşıya olduğu tehlikeye sessiz ve tepkisiz kalamaz. Aynı zamanda, işlenmiş suç ve cinayetlere göz yummuş onay vermiş sayılacaktır. Bir bakalım, araştıralım bahanelerine sığınma hakkı da yoktur. DEM ve CHP haricinde dört parti hazırlanmış ortak metne imza koyarak milletimizin ve devletimizin iradesine ses olmuşlardır. Sormak lazımdır ki, CHP bu metnin neresini beğenmedi, niçin telaşa kapıldı? CHP, DEM'in peşinde yuvarlanarak milli mensubiyetini kaybetmiştir. CHP yönetimi, Türkiye'nin karşısına geçmiştir. Hepsine birden yazıklar olsun diyorum. Özgür Özel zıvanadan çıkmış, zırvaya gömülmüştür. DEM'lenmiş CHP yönetimi utanç kaynağına dönüşmüştür. Görevdeki CHP yönetimi bizim nazarımızda yok hükmündedir. Memleketi Manisa'da protesto edilen şahıs aklını başına almazsa sokakta bile yürüyemeyecektir.

CHP işgal edilmiş, Türkiye düşmanlarının eline geçmiştir. CHP Genel Başkanı'nın Tuzla Piyade Okulu'nda yaşananlardan sonra Milli Savunma Bakanımıza saldırması alçaklıktır. Emperyalizmin özelleştirdiği bu şahısta akıl olsa zaten böyle konuşmaz. Bakanlarımızdan komutanlarımıza, TSK'mızın ve polis teşkilatımızın her kademesinde görev yapan kahramanlarımıza dil uzatanların dilinin, parmak sallayanların da parmağının hesabını sorar, bedelini de misliyle ödetiriz. Bunların alayının aklını alırız. Milli Savunma Bakanımızın, TSK komuta heyetinin kahraman asker ve polislerimizin sonuna kadar millet olarak arkasındayız. Tuzla'da 10 Kasım'da yakasına Atatürk fotoğrafı takmayan şahısla ilgili gereği yapılmıştır. Özel'in gittiği yol yol değildir, siyaseti siyaset değildir.

Kaynak: HABER MERKEZİ