Ayşegül Kasap Diken.com.tr'de yayınlanan haberinde 28'inci Dönem AK Parti Muğla 3'üncü sıra Milletvekili adayı olarak gösterilen Eylem Tan'ın Ortaca'da faaliyet gösteren özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinin derslere lise mezunları girdiği gerekçesiyle Milli Eğitim Bakanlığı'na şikayet edildiğini ve soruşturmanın sürdüğünü belirtti. Kasap; özel eğitim kurumu kurucu temsilcisi Eylem Tan'ın soruşturma sürdüğü sırada Muğla'dan milletvekili adayı olarak gösterildiğini belirtti. 

Gazeteci Ayşegül Kasap, Eylem Tan'ın eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’yla yakın olduğunu öne sürerken  Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, AKP Genel Başkan Vekili Binali Yıldırım ve Çevre Şehircilik ve İklim Bakanı Murat Kurum’la da fotoğraflarının olduğunu belirtti.

Ayşegül Kasap'ın haberine göre, Kurumu bakanlığa şikayet eden eski kurucu temsilcilerinden Hilal Coşkun, ‘usülsüzlükleri’ fark ettiği anda itiraz ettiğini ve Tan ailesinin AKP’yle bağlantıları nedeniyle ‘soruşturmanın ağırdan alındığını’ söyledi. Coşkun, “Çocuklara gerçek anlamda hizmet verilmiyor, eğitim verilmiyor. Bir de aday olmaya çalışılırken basamak olarak bu çocukları kullanıyorlar” dedi.

Kasap, haberinde şu ifadelere yer verdi: "Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde görme, işitme, zihinsel, bedensel engelli bireylere, konuşma ve özel öğrenme güçlüğü çekenlere, otizm spektrum bozukluğu ve Down sendromlu bireylere 12 ay boyunca eğitim veriliyor. Bu kurumlar Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı özel işletmeler. Devlet her ay sonunda bu kurumlara özel ödenek yatırıyor. Öğrenciler için eğitimler ücretsiz."

"İKİ ENGELLİ ÇOCUK ANNESİYİM, VİCDANIM KABUL ETMEDİ"

Kanuna göre rehabilitasyon merkezlerinde okul öncesi eğitim, çocuk gelişimi, sınıf öğretmenliği, fizyoterapi, PDR, psikoloji, ergoterapi ve dil konuşma terapisi gibi bölümlerden lisans mezunları derslere girebiliyor. Devlet bu öğretmenlerin imzaları karşılığı kuruma ödenek sağlıyor.

Muğla’nın Ortaca ilçesindeki özel eğitim ve rehabilitasyon merkezindeyse lise mezunu kişilerin derslere girdiği öne sürüldü.

Söz konusu kurumun kurucu temsilcilerinden Hilal Coşkun konuyu Milli Eğitim Bakanlığı’na taşıdı.

Coşkun şirketten yüzde 47,7 hisse satın aldığını ama kendisinin İstanbul’da olduğunu, her şeyi Muğla’ya gelince fark ettiğini anlattı: “Hem öğretmenim hem iki engelli çocuk annesiyim hem de şikayet ettiğim bu kurumun ortağıydım. Bu tarz şeyleri görünce itiraz ettim. Vicdanen kabul etmedim. 100 bin TL kazanmazsın da 50 bin TL kazanırsın ama işini düzgün yaparsın. Öğretmenlerin maaşları da sigortalarının üzerinden yatmıyordu. Asgariden yatırıyorlarmış. Bunları düzelteyim dedim beni ekarte ettiler. Mobbing uygulandı. Hisselerimi satmak zorunda kaldım.”

Kasap, haberinde öğrenci velilerine ulaştıklarını belirterek, imza yetkisi olmayan isimlerin derslere girip imza attığını doğruladıklarını ifade etti.

"DERSLERE GİRMEDEN ÖDENEK ALDI"

Ayşegül Kasap'ın ulaştığı Coşkun sistemin nasıl işlediğini şöyle anlattı: “Haksız kazanç elde ediliyor. Tek neden devletten bu parayı alabilmek. Lise mezunu öğretmeni düşük fiyatla çalıştırabiliyor. Ama devletten bu parayı alabilmek için de diploma kiralıyor. Mesela bir öğretmen KPSS’ye çalışıyor, onun diplomasını alıyor sigortasının yatması karşılığında ona imza attırıyor. Ya da kendi diplomalarını koyuyorlar. Çocukların seanslarını kendi üzerlerine yazıyorlar devletten para alabilecek şekilde ama derslere lise mezunu alıyorlar. Eylem Tan da bu şekilde derslere girmediği halde imza atarak devletten ödenek alıyordu.”

Coşkun’un şikayetinden sonra ilçe milli eğitim müdürlüğü ‘konuyu kitabına uydurup’ üstünü kapatmış: “Şunu yazmışlar, bu lise mezunları üniversite mezunu öğretmenlerin yanında yardımcı olarak derse girecekler diye bir madde var. Bunu yazmışlar. Bu söz konusu değil.”

Coşkun tekrar şikayetçi oldu. CİMER üzerinden de şikayetini iletti ama yanıt gelmedi: “Bunun üzerine tüm dosyaları Ankara’ya bakanlıklara gönderdim. Ondan sonra müfettişler benimle iletişime geçti. Şimdi de ağırdan alınıyor.”

MUĞLA’DA 4 ARACIN KARIŞTIĞI ZİNCİRLEME KAZA MUĞLA’DA 4 ARACIN KARIŞTIĞI ZİNCİRLEME KAZA

Coşkun’a göre sürecin ağırdan alınmasının nedeni Tan’ın AKP’yle bağlantıları.

Sosyal medya hesaplarına baktığımızda Tan’ın AKP Genel Merkez MKYK üyesi Fatma Betül Sayan Kaya’yla samimiyeti görülüyor. Fatma Betül Sayan Kaya aynı zamanda bir dönem aile ve sosyal politikalar bakanlığı yapmıştı.

Coşkun şöyle devam etti: “Mehmet Tan ve Eylem Tan fizyoterapist. Devletten ödenek almak için diplomasını kullandırıyorlar. Onların adına gelen öğrencilerin derslerine lise mezunları giriyor. İmza atıyorlar karşılığında devletten ödenek alıyorlar. Çocuklara zaten gerçek anlamda hizmet verilmiyor, eğitim verilmiyor. Bir de bu aday olmaya çalışılırken de basamak olarak bu çocukları kullanıyorlar.

Mehmet Tan 2021 sonuna kadar resmiyette kurumun sahibi olarak görünüyordu. Daha sonra kurumu devretti ve kendi birkaç ay fizyoterapist olarak diplomasını işletti. Derslere girmedi imza karşılığı ödenek aldı. Yakın zamanda ben şikayet edince de kurumdan çıktı.”

Kaynak: Diken.com.tr