İstanbul'da bu yıl da 1 Mayıs kutlamalarının Taksim Meydanı'nda yapılmasına izin verilmedi. Buna rağmen Taksim'e yürümek isteyen gruplara polis müdahale etti. İstanbul Valiliği "alınan kararları hiçe sayan bazı marjinal gruplar" arasından 575 kişinin gözaltına alındığını açıkladı.
İstanbul'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nde Taksim Meydanı’na yürümek isteyen gruplara Beşiktaş ve Mecidiyeköy başta olmak üzere birçok noktada biber gazı ile polis müdahale etti. İstanbul Valiliği saat 18:00 itibarıyla 575 kişinin gözaltına alındığını duyururken, ÇHD İstanbul Şubesi, kentte gözaltı sayısının 576 olduğunu açıkladı.
İstanbul Valiliği, akşam saatlerinde yaptığı paylaşımla toplamda 575 kişinin gözaltına alındığını duyurdu.
İlk yapılan tedbir duyurusunda dile getirilen "marjinal gruplar" vurgusunu tekrar eden İstanbul Valiliği açıklamasında, "Bazı marjinal gruplar alınan tedbir kararlarını hiçe sayarak, her yıl olduğu gibi bu yılki 1 Mayıs’ta da Emniyet birimlerimizle karşı karşıya gelmiştir. [...] Alınan tedbir kararlarına uymayan bu marjinal gruplara yapılan müdahalelerde saat 18.00 itibariyle 575 kişi gözaltına alınmıştır" ifadeleri yer aldı.
Taksim Meydanı’na yönelik yasak kararına rağmen meydana yürüyeceklerini açıklayan siyasi partiler ve demokratik kitle örgütleri, meydan çevresindeki yolları barikatlar ve TOMA’larla kapatan polisin engeliyle karşılaştı.
Beşiktaş yönünden Taksim’e yürümek isteyen HKP üyelerine polis müdahale etti. Müdahalenin ardından 37 HKP üyesi gözaltına alındı.
Polis ablukası altındaki Mecidiyeköy Meydanı’nda da sloganlar eşliğinde Taksim Meydanı’na yürümek isteyen birçok kişi de gözaltına alındı.
ÇHD: GÖZALTI SAYISI 576
Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi, 1 Mayıs 2026’da İstanbul’daki yürüyüş ve eylem girişimlerinde saat 09:39 ile 14:00 arasında toplam 576 kişinin gözaltına alındığını açıkladı.
ÇHD’ye göre gözaltına alınanlar arasında 17 çocuk, sekiz avukat ve iki basın mensubu bulunuyor. Gözaltıların Mecidiyeköy, Yenikapı, Beşiktaş ve Boğaziçi Köprüsü çevresinde yapıldığı belirtildi.
Dernek, gözaltına alınanlardan 336’sının İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’nde, 240’ının ise Gayrettepe Asayiş Şube Müdürlüğü’nde ifade işlemlerinin sürdüğünü bildirdi.
Açıklamada, 576 kişiden 47’sinin mevcutlu olarak adliyeye sevk edileceği, 529 kişinin ise ifade işlemlerinin ardından serbest bırakılacağı bilgisinin kendilerine iletildiği aktarıldı.
ÇHD ayrıca, 27 Nisan’da Kazancı Yokuşu’nda gözaltına alınıp serbest bırakılmayan iki kişi ile 28 Nisan sabaha karşı evlerinden gözaltına alınanlarla birlikte toplam 47 kişilik dosyada 23 kişinin 1 Mayıs sabahı İstanbul Adliyesi’ne sevk edildiğini duyurdu.
Açıklamaya göre bu kişilerden 14’ü tutuklandı, dokuz kişi hakkında ev hapsi kararı verildi; kalan 24 kişinin ise emniyetteki işlemleri sürüyor.
"TAKSİM BİR TEK EMEKÇİLERE, YOKSULLARA KAPALI"
Mecidiyeköy’de polis barikatlarına doğru yürüyen Türkiye İşçi Partisi (TİP) üyelerine biber gazıyla müdahale edildi. Aralarında TİP Milletvekilleri Erkan Baş ve Ahmet Şık’ın da bulunduğu grubun biber gazından yoğun şekilde etkilendiği bildirildi.
Taksim’e yürümek isteyen gruplara yönelik müdahaleler gün içinde farklı noktalarda sürdü. Mecidiyeköy’den Taksim’e yürümek isteyenler arasında bulunan Umut-Sen Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu da gözaltına alındı.
Aksu, gözaltına alınmadan önce yaptığı açıklamada, "Türkiye emekçilerine bir meydan kapatılamaz. O meydan herkes tarafından kullanılıyor. Resmi törenler, tribün törenleri, kutlamalar; herkes Taksim’i kullanıyor. Bir tek işçilere, emekçilere, yoksullara meydan kapatılmış durumda" dedi.
15 Temmuz Şehitleri Köprüsü’nde yürüyüş yapan Kaldıraç üyesi 40 kişi de gözaltına alındı.
Grup, sosyal medya hesabından köprüdeki görüntülerini paylaşarak, "Kapatılan sokaklara, kurulan barikatlara karşı Taksim’e yürüyoruz. 1 Mayıs alanı Taksim Meydanı!" mesajını yayımladı.
İSTANBUL VALİLİĞİ'NDEN 1 MAYIS YASAKLARI
İstanbul Valiliği, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle kentte "geniş güvenlik önlemleri" alınacağını duyurdu.
Valilik, yaptığı açıklamada "marjinal grupların sosyal medya üzerinden yasa dışı eylem çağrıları yaptığını" gerekçe göstererek, Beyoğlu, Beşiktaş, Şişli, Fatih, Kadıköy ve Kartal başta olmak üzere birçok ilçede yol, durak, metro istasyonu, otopark ve deniz ulaşımı noktalarına ilişkin kısıtlamalar getirdi.
Valiliğin gece saatlerinde yaptığı açıklamaya göre, kararlar 1 Mayıs sabahı saat 05:00 itibarıyla uygulanmaya başlaNdı.
Taksim, Şişhane ve Osmanbey metro istasyonları tüm giriş ve çıkışlarıyla birlikte kapatılırken, Kabataş-Taksim füniküler hattı, Tünel-Karaköy füniküler hattı, İstiklal Caddesi’ndeki nostaljik tramvay ve Kadıköy-Moda tramvay hattında seferler durduruldu.
TAKSİM MEYDANI’NIN SİYASAL VE TARİHSEL ÖNEMİ
1 Mayıs 1977’de Taksim’de düzenlenen kitlesel kutlama sırasında yaşanan ve onlarca kişinin hayatını kaybettiği saldırı dolayısıyla Taksim Meydanı, Türkiye’de 1 Mayıs’ın en sembolik alanlarından biri olarak görülüyor.
Bu nedenle Taksim, sendikalar, meslek örgütleri ve sol partiler açısından yalnızca bir meydan değil, aynı zamanda emek hareketinin hafızasında merkezi bir yer tutuyor.
Meydan, sonraki yıllarda da 1 Mayıs kutlamaları ve yasak kararları üzerinden siyasi tartışmaların odağında kaldı.
İşçi örgütleri Taksim’i "1 Mayıs alanı" olarak görürken, yetkililer güvenlik gerekçesiyle meydandaki kutlamalara çoğu yıl izin vermedi.
Taksim’e çıkma çağrıları, yalnızca bir kutlama talebi değil, aynı zamanda toplanma ve gösteri hakkı üzerinden yürüyen siyasi bir itiraz olarak öne çıkıyor.
Taksim Meydanı’nda son kitlesel ve izinli 1 Mayıs kutlaması 2012’de yapıldı. 2023’te ise Anayasa Mahkemesi, 2014 ve 2015’te Taksim’deki 1 Mayıs kutlamalarının engellenmesine ilişkin hak ihlali kararı verdi.
ANAYASA MAHKEMESİ'NİN TAKSİM'DE 1 MAYIS YASAĞINA İHLAL KARARI
Anayasa Mahkemesi, 12.10.2023 tarihli kararında, 1 Mayıs'ın Taksim'de kutlanmasının engellenmesini, oy çokluğuyla, "Anayasa’nın 34. maddesinde güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE" karar vererek, "Kararın bir örneğinin benzer hak ihlallerinin önlenmesi amacıyla bilgi için İstanbul Valiliğine, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğüne ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE" ifadelerini kullanmıştı.