Köyceğiz

Köyceğiz Belediye Başkanı Erdoğan'a soruşturma izni gerekçesi: 'Sokak hayvanları'

İçişleri Bakanlığı, "sahipsiz sokak köpekleri" için barınaklarının yetersiz olduğu gerekçesiyle Köyceğiz Belediye Başkanı Ali Erdoğan hakkında soruşturma izni verildiğini açıkladı.

İçişleri Bakanlığı, "sahipsiz sokak köpekleri" nedeniyle Köyceğiz Belediye Başkanı Ali Erdoğan hakkında soruşturma izni verildiğini açıkladı.

Açıklamada, "sahipsiz sokak köpeklerinin saldırısında 11 yaşındaki bir çocuğun ağır yaralandığı, son iki yıl içerisinde 37 vatandaşın sahipsiz köpek saldırısı nedeniyle tedavi gördüğü" iddia edildi.

Bakanlık, "yapılan incelemelerde belediyeye ait hayvan bakımevinin yetersiz olduğu, sahipsiz hayvanların toplanması ve veterinerlik hizmetlerinin ilgili mevzuata uygun şekilde yürütülmediğinin tespit edildiğini" de öne sürdü.

YASA NE DİYOR?

30 Temmuz 2024 tarihinde Meclis'ten geçen sokak hayvanları düzenlemesini içeren 7527 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu (5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun) 2 Ağustos 2024 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yeni sokak hayvanları yasasına göre hayvanlar sahipli hayvan ve sahipsiz hayvan olarak net iki ayrıma tabi tutuldu. Sahipli hayvanlar ise Tarım ve Orman Bakanlığı veri tabanında kayıt altına alınması zorunluluğu getirildi.

Yasa kabul edilmeden önce kanun teklifinde sokak köpeklerinin ötanazi yoluyla uyutma ile bakım evlerinde tutulma önerileri hayvanseverler tarafından çok büyük tepkiyle karşılanmıştı. Sosyal medyada teklifin geri çekilmesine yönelik imza kampanyaları başlatılmıştı. Birçok sosyal medya kullanıcısı kanun değişikliğine karşı paylaşımlar yapmaya devam ediyor.

Yeni yasada hayvan bakımevlerinin tanımı ve işlevi yeniden belirlendi. Bakımevleri, “hayvanların sahiplendirilinceye kadar barındırıldığı ve rehabilite edildiği tesisler” olarak tanımlandı. Yeni yasa uyarınca sahipsiz hayvanların kural olarak bu barınaklara alınması ve burada tutulması öngörülüyor. Bakımevinde bulunan hayvanların tamamının Bakanlık veri sistemine kaydı zorunlu hale getirildi. Rehabilite edilen (tedavi ve kısırlaştırması yapılan) köpeklerin, bir yuva bulununcaya kadar barınakta kalacağı düzenlemesi getirildi. Sokak kedileri ise kapsam dışı bırakıldı.

Yeni hayvan yasası, yerel yönetimlere (belediyelere) sahipsiz hayvanlarla ilgili ciddi sorumluluklar yükledi. Her belediye, sorumluluk bölgesindeki sokak hayvanlarının toplanması, barındırılması, beslenmesi, tedavisi ve sahiplendirilmesi için gerekli altyapıyı oluşturmak zorunda bırakıldı. Büyükşehir belediyelerinin yıllık bütçelerinin binde 3’ünün, diğer belediyelerin bütçelerinin binde 5’inin hayvan bakımevlerinin kurulması ve işletilmesi için ayrılacağı hükme bağlandı. Ayrıca belediyeler, yıllık, 5 yıllık ve 10 yıllık süreleri kapsayan sokak hayvanları ile ilgili eylem planları hazırlamakla yükümlü kılındı. Kanunun, belediyelerin yalnızca kağıt üzerinde plan yapmasını değil, aktif ve şeffaf bir şekilde uygulamaya geçmesini amaçladığı öne sürüldü.

YENİ HAYVAN KORUMA YASASI İLE BİRÇOK BELEDİYE SIFIRDAN BARINAK KURMAK ZORUNDA BIRAKILDI

Hukukçular, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve ilgili mevzuata göre zaten belediyelerin sokak hayvanları için barınak kurma ve işletme görevi bulunduğunu, yeni yasanın bu görevi daha da netleştirerek ülke genelindeki tüm belediyelere fiilen barınak sağlama sorumluluğu getirdiğini belirtiyor.

Hukukçulara göre Türkiye’de mevcut 1.393 belediyeden yalnızca 237’sinin hayvan bakımevi olduğu düşünüldüğünde, birçok belediyenin sıfırdan barınak kurmasının gerekiyor. Her belediye, kendi bütçesinden yasanın belirttiği oranlarda pay ayırarak yeterli kapasitede barınak açmak ve bu barınakları standartlara uygun şekilde işletmek zorunda kalıyor.

Yasa, belediyelerin son onaylanan bütçelerinin belli bir kısmını hayvan bakımevleri için tahsis etmelerini şart koşuyor. Büyükşehir belediyeleri bütçelerinin binde 3’ünü, diğer belediyeler ise bütçelerinin binde 5’ini hayvan barınaklarının yapımı, bakımı ve işletilmesi için kullanmak zorunda. Bu oranların kanunen belirlenmiş asgari limitler olduğu; isteyen belediyenin daha fazla kaynak ayırabilecei belirtiliyor. Ayrılan ödeneğin gerçekten bu amaca uygun kullanılıp kullanılmadığının ise Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından denetleneceği hükme bağlanmış durumda.