Köyceğiz'deki Çevreciler, Balcılar Barajı Projesinin İptalini İstiyor

Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde yapılması düşünülen Balcılar Barajı ve Sulaması, Hidroelektrik Santralleri, Malzeme Ocakları, Kırma-Eleme-Yıkama Tesisi ve Beton Santrali Projesi'ne bölge yaşayanları karşı çıktı

Köyceğiz'deki Çevreciler, Balcılar Barajı Projesinin İptalini İstiyor

Devlet Su İşleri (DSİ) 21. Bölge Müdürlüğü tarafından Muğla'nın Köyceğiz ilçesinin Balcılar Mahallesi'nde yapılması düşünülen “Balcılar Barajı ve Sulaması, Hidroelektrik Santralleri, Malzeme Ocakları, Kırma-Eleme-Yıkama Tesisi ve Beton Santrali Projesi'ne bölge yaşayanları karşı çıktı. Köyceğiz Turizm ve Doğayı Koruma Derneği SÖZCÜ'ye barajın bölgeye faydasından çok daha fazla zararı olacağını açıkladı.

Köyceğiz Turizm ve Doğayı Koruma Derneği Başkanı Semra Gönen SÖZCÜ'ye yaptığı açıklamada, “Bu yöre için çok önemli inşallah proje gerçekleşmez. Çünkü koruma altındaki Köyceğiz/ Dalyan Havzası için çok olumsuz sonuçlara sebep olacaktır.

Köyceğiz Gölü ve Dalyan Havzası, Gökova'dan Beyobası'na kadar uzanan tarım alanları sulama amaçlı Namnam Çayı'ndan alınacak sular yüzünden geri dönüşü olmayan zararlar görecektir. Doğaya, flora ve faunaya verilecek olan bu zararlar Köyceğiz yöresindeki yaşam alanlarını da olumsuz etkileyecektir. Barajların ömrünün 50-60 sene olacağını düşünürsek bu proje ile gelecek nesillerin yaşam hakları ellerinden alınmış olacaktır” dedi.

“DOSYADA YANLIŞ BİLGİLER VAR”

Proje başvuru dosyasında eksik ve yanlışların olduğunu belirten Gönen şunları söyledi:
“Proje başvuru dosyası sayfa 4'de iletim kanalı kapasitesi (Namnam çayından alınacak su miktarı) 4,5 metreküp/saniye olarak verilmiş. Bu miktar 1 günde 388 bin 800 metreküp yapar. (4,5x60x60x24) Yine sayfa 3 de verilen ‘'Barajın tesis edildiği Akarsu Boğa Deresidir’' bilgisi yanlış ve yanıltıcıdır.

Namnam Çayı'ndan alınacak olan devasa su miktarı yüzünden Köyceğiz Gölü ve Dalyan deltası dahil Namnam Çayı etrafındaki bütün ekosistem ve yaşam düzeni bozulacaktır. Ayrıca Silasyon’dan dolayı (Erozyonla taşınan kil, mil gibi ince boyutlu materyalle barajların dolması) baraj gölünde biriken bitkisel atıkların yarattığı metan gazının zehirleyici etkisi çevreye ve yaşama zarar verecektir.”

“HAFRİYAT VE PATLATMALAR YAMAÇ DENGELERİ İLE YER ALTI SU SİSTEMİNİ BOZAR”

Baraj inşaatı esnasında her türlü hafriyat için yapılan patlamaların neden olacağın titreşimler doğrudan yamaç dengelerini bozacağını da sözlerine ekleyen Başkan Gönen, “Değişik karakterdeki kütle hareketlerine, kütle hareketlerine bağlı dolaylı olarak bitki örtüsünün tahribatına, katılaşım kayaçlarında mevcut çatlakların büyümesine ve yeni çatlakların oluşmasına neden olacaktır.

Yeraltı su sistemini değiştirip yaşam ve çevreye zarar verecektir. Bu kütle hareketlerine baraja yaklaşık 10,5 ve 13,5 kilometre uzaklıktaki aktif deprem faylarını olmasını katarsak, barajın çevre için yaratabileceği tehlikeler çok büyük olabilir. Ayrıca yapılan araştırmalara göre barajlar devasa su kütlesi depoladıklarından yer kabuğu üzerinde gerilme oluşturur ve bu gerilme belli bir değeri aştığında bölgenin sismik olarak aktif hâle gelmesine yol açabilmektedir” dedi.

“KÖYCEĞİZ HAVZASINDAKİ TARIM ALANLARINI TERS ETKİLEYEBİLİR”

Başvuru dosyasının birçok yerinde baraj suyu ve sulama sistemi ile tarım alanlarında verimin artacağının belirtilmesine de karşı çıkan Semra Gönen, “Bu konunun çok detaylı araştırılması gerekir. Bilimsel araştırmaların sonuçlarına göre bu etki Köyceğiz Havzası'ndaki tarım alanlarında ters etkiye dönebilir.

Çünkü akan sular içerisinde bitki artıkları, hayvan dışkıları, toprak ve onlarca mineral karışık olarak taşınmaktadır. Bu şekilde sulanan bitkiler de tüm besinleri alır, verimli ve sağlıklı bir şekilde gelişir. Aylarca dinlenen duran baraj suyunun içindeki birçok madde barajın dibine çökerek işe yaramaz hale gelir. Bu organik maddeler ve minerallerden arınmış su ile sulanan tarım alanlarında verim düşer, maliyet artar, sağlıksız besinler oluşur.

Yine ÇED başvuru dosyasında ‘Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Proje kapsamında kullanılacak patlayıcı madde miktarı ve patlatma dizaynı ile ilgili detaylı bilgiler; proje için hazırlanacak ÇED Raporu'nda detaylı olarak verilecektir' denilmektedir. Doğa derneği tarafından bu ve benzeri eksik veriler tamamlanınca gereken değerlendirmeler yapılacaktır. Bu denli kapsamlı bir projenin kullanılacak ulaşım yollarına ve çevresindeki yerleşim yerlerine olumsuz etkileri olacaktır. Kamuoyuna ait yolların tamir masrafları proje bedelinin kapsamına alınmalıdır” ifadelerini kullandı.

ORMANLAR SU KAYNAKLARININ TEMELİDİR

Köyceğiz’in su kaynaklarının zengin orman alanlarına bağlı olduğunu da hatırlatan Gönen sözlerini şöyle tamamladı:

“Son yangın afetlerinde büyük zarar gören ormanlarımız yaklaşık 180-185 hektarlık baraj gölü alanı ile yine zarar görecektir. Ayrıca Namnam Çayı Köyceğiz Gölü'nü besleyen en büyük su kaynağıdır. Bu su kaynağı baraj ve Gökova’dan Beyobası’na kadar planlanan sulama sistemi ile yok olacaktır ve koruma altında olan Köyceğiz Gölü'ne ve Dalyan Havzasına büyük zararlar verecektir. O yüzden dernek olarak ÇED raporu sürecinde ‘Kapsamlı Kümülâtif Etki Değerlendirmesi' yapılmasını önemle talep ediyoruz.”

Kaynak : Sozcu

Metin Gire

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});