Muğla'da Bilgisi Az Fikri Çoksa Kuşunuzu Tutun!



Köşe yazarlığı da bir nevi duyum üzerinden gider. Buna itirazım yok. Ama belgesini görmeden ya da halkın gündemine oturmadan kimse ahkam kesmek için köşede yer tutmaya çalışmaz. Yaparsa ne olur? Az okunur, kendi kendine konuşur gibi kelimelerini döker, saçar, gider oturur yerine. Örnekleri az değil.

Sosyal medyada meşhur kuşlar ötmeye başladı. Kuşların ötmesi sıkıntı değil de nağmeleri bozuk.

Malumumuz CHP yarın Muğla'da İl Başkanını belirleyecek. Kırmızı listede mevcut başkan Hüseyin Erol, mavi listede ise Marmaris İlçe Başkanı Zekican Balcı yarışacak. Buraya kadar her şey normal. Kongre takvimini duyuran görevi gereği Hüseyin Erol oldu. "23 Eylül kongre tarihimiz" dedi. Yazıldı. Çizildi.

Zekican Balcı'nın kalabalık adaylık açıklaması ile birlikte 23 Eylül rafa kalktı. Cumhuriyet Halk Partisi üyeleri ve gönüllüleri önce bu değişikliğin sebebini sordular. Ancak yanıt onları pek tatmin etmedi ve yorumlar başladı. Hiçbir siyasi partiye yakışmayacak şekilde üyelerle pazarlık yoluyla ikna çalışmaları için bu sürecin özellikle uzatılacağı dilden dile dolaştı. Öyle bir hava esti ki mevcut milletvekilleri bile ayrı ayrı yerlerde ama hep aynı isimlerle görülmeye başladı.

Hatırlayın; genel seçimlerde Muğla'da teşkilatın en büyük eleştirisi; vekil adaylarının teşkilatlar tarafından tanınmıyor oluşuydu. Bir şekilde kol kırıldı yen içinde kaldı. Mazbatalar alındı. Makama saygı seçmeni susturdu.

Ancak şimdi Muğla'da çokça duyduğum tabirle "hayvan terli hocam!" Bu eleştirileri görmezden gelmek, üstünü örtmek maalesef değirmene su taşımaz. Seçmen, teşkilattan yetişmiş, genç, dinamik, ideallerine bağlı bu kapsamda da demokrasi anlayışı gelişmiş, herkese eşit mesafede bir isimle devam etmek istiyor.

Ve ne yazık ki "Sürekli, ben öyle değilim" demek belli bir tekrardan sonra "aslında öyle" olduğunuz kanısına hizmet ediyor.

Kırmızı liste, görünen o ki en büyük yarayı "Osman Gürün'ün adamı" tabirinden alıyor. Söylemler bunu yalanlasa da gidilen yol seçmenin gözünden kaçmıyor. Burada Osman Gürün'ün adamı deniyor olması ise Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı olması dolayısıyla büyük sıkıntı. Seçmen icra makamı ile siyaset makamı arasında denge istiyor. Fakat asla birinin diğerine hükmetmesini istemiyor. Halkın gözünde genelde eleştirdiğiniz ne varsa yerelde hepsini sırtladığınızı görmek, söylemler ile eylemlerin bu kadar tezat düşmesi de antipati yaratıyor. Bu çok açık.

Sonuç bu kongre için kırmızı olur, mavi olur. Hiç önemi yok. Nihayetinde eleştiriler sürekli baskılanır ve yok sayılırsa seçmenin de sizin partinizi sırf siz varsınız diye terk etmesi söz konusu olabilir. Haklıyken haksız, güçlüyken güçsüz kalabilirsiniz.

Şimdi Zekican Balcı'nın 27. Dönem Muğla Milletvekilleri Mürsel Alban ve Burak Erbay'ın arasında kaldığı Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı hususunda her iki isimden de kendisine yapılan baskı ve pazarlıktan sıkıntı çektiğine dair dedikodular yayılma gayretinde. Bence bunu rakip partililer bile yapmaz. Belli ki CHP'nin kendi içinde bir savaş bu. Ama yanlış strateji, küpüne zarar veriyor. Bunu söyleyen partili ya da kendini magazin kanadından muhbir dolayısıyla gazeteci diye nitelendiriyorsa şunu hatırlamak gerekmez mi?

Otokrasi eleştirisi ile gündem yaratan ve tek adam rejimine karşı olduğunu söyleyen CHP'de, belediye başkan adayı olacak kişiyi belirleme yetkisi sadece İl Başkanında mıdır? Haydi öyle diyelim. İl Başkanı salt kendi ilişkileri ve istekleri ile karar verebilir mi buna?

Yoksa isimleri gönderip genel merkezde Parti Meclisi üyelerinin mülakatına mı katkı sunar? Sistem sizin için nasıl işliyor? Tüzük bilginizi sorgular mısınız?

Ya da bu bir itiraf mıydı? Şimdiye kadar Muğla'yı kimin temsil edeceğini, oyunu kuran tek bir kişi mi belirledi? Bunun farkında olan teşkilat, saygısından şimdiye dek sustu, sustu artık taşıyor mu? Şaşkınlık haliniz bu sebeple mi?

Aile içinde rekabet esastır. Ancak rekabet, ait olunan sosyal kültürü unutacak, değerler sistemini hiçe sayacak koflukta kabul görmez.

Sözün özü, Muğla'nın kanatları küçük kuşları önce bilgiyle beslenin sonra yuvadan uçun. Nerede durup nerede, neyi, nasıl konuşacağınızı bilmeden de mümkünse gırtlağınızı yormayın. En zeki kuş olan kargaları örnek alın kabul ama sizi çöplüğe götürmesine de müsaade etmeyin.

Haydi selametle...