İstanbul'dan çıkan örnekler sadece Goca Muğla'da değil Antalya'daki teleferik kazasında da görüldü. Belediye diyor ki "Bakanlık yapmadı üzerine düşeni." Bakanlık da diyor ki "yok öyle değil o iş..." Hafta sonu Bodrum'daydım. İstisnasız tek soru "Canan Hanım, Bodrum bu yazı sizce yine susuz mu geçirir?"

Yakında biliyorum "Kayıkçı Kavgası Yazarı Canan" diye anacaklar beni. Okuyucularım hatırlar; Bodrum'da su yönetimi zaafiyetinin faturasını ilgili ve yetkili kurumlar halka kesmeye başladığında, "onun suçu benim değil" açıklamaları ile birlikte  ilk benzetme benden gelmişti. Sonra başka köşe yazarlarına da yansıdı bu tabir ve hala daha öyle konuşuluyor. Demek ki aranan ama bulunamayan benzetme buymuş bana nasip olmuş.

Biz bunu Bodrum ile sınırlamayalım, İstanbul'dan çıkan örnekler sadece Goca Muğla'da değil Antalya'daki teleferik kazasında da görüldü. Belediye diyor ki "Bakanlık yapmadı üzerine düşeni." Bakanlık da diyor ki "yok öyle değil o iş."

TELEFERİK EN UCUZ DİYE MANŞETLERE KONU OLMUŞ

Oysa Antalya'daki teleferik projesi 'en ucuz proje' diye manşetlere konu olmuş. Bu kadar önemli bir taşıma projesinin 'ucuz' diye reklamının yapılması bile zaten başlı başına sorun.

Ucuz etin yahnisini vatandaşımız canıyla ödedi. Yaralı kurtulanlar için de hayatları boyunca taşıyacakları bir travma, yara izi gibi eşlik edecek bundan sonraki yaşamlarına. Peki böyle bir kazanın bir daha  yaşanmama garantisini kim verecek bize? Onu da bilmiyoruz.

Liyakate açılmayan kapıların, teslim edilmeyen koltukların net sonuçları bunlar. İmanı olan müslümanların tedbirsiz tevekküllerinin kaçınılmaz sonu.

BODRUM BU YAZI YİNE SUSUZ MU GEÇİRİR?

Hafta sonu Bodrum'daydım. İstisnasız tek soru "Canan Hanım, Bodrum bu yazı sizce yine susuz mu geçirir?" Zihniyet değişmediği müddetçe "evet" diye yanıtlıyorum bu soruyu. Zira ortaya konan aksiyon takvimi ne çözümcü ne de bilgisi işi bileni tatmin eder cinsten.

Deniz suyu arıtma konusu, bilgisine güvendiğim  uzmanlara göre uzun iş ve Bodrum, Libya sınırları içinde değilse tuhaf gelen bir hikaye. Türkiye’nin en çok yağış alan ikinci bölgesinde bu sistem öngörülüyorsa İç Anadolu ve doğunun yani daha az yağış alan bölgelerin Allah yardımcısı olsun. Geçen sene Bodrum'da 20 gün su verilmeyen yerler vardı. Bodrum'dan daha az yağış alan il ve ilçelerde böylesi bir mağduriyet yaşanmadı. Sizce neden? Patlayan borular yeterince kara kedi ilan edilmedi mi? 

TERMİK SANTRALLERİN DENİZDEN ARITTIĞI SUYLA KÖMÜRÜ SOĞUTMASI NEDEN KONUŞULMUYOR?

Termik santrallerin kömürü denizden arıttığı suyla soğutma ihtimali masada neden hiç konuşulmuyor? Zaten dört başı mahmur bir iş birliği ve istişare masası da nedense tüm taraflarıyla toplanıp henüz bir örnek verebilmiş değil bence bu da düşündürücü.

Eleştirince kötü ilan ediliyoruz tamam da bu kadar kronikleşmiş bir problemle ilgili "aynen devam edelim bakalım ne zaman baş edemez hale geliriz" demek doğruysa "böyle gelmiş böyle gitsin" diyeceğiz de halkın çektiği eziyete dayanamıyoruz.

Liyakatsizlikten nepotizmden ne çektin be Türk Milleti!

Ne demişler "iş bilenin, kılıç kuşananın." Kılıç kuşananları gördük de "kılıcı şimdi niye ben kuşandım?" diyeni daha göremedik. Bu zihniyetin yapabileceği  en iyi adım su tankerlerinin sayısını arttırmak herhalde. Köklü çözüm olmayınca dökme suyuyla değirmen tankerlerle dönecek. Görünen o. 

Başka fikri olan?

Haydi selametle...