Muğla Valiliği koordinesinde, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) ortaklığıyla ve çeşitli kurum ile kuruluşların destekleriyle hazırlanan “Antik Çağdan Günümüze Muğla Mutfağı” kitabının ikinci cildi için hazırlıklar devam ediyor.
VALİ AKBIYIK’A BİLGİLENDİRME ZİYARETİ
Turizm, Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmecileri Derneği (TURYİD) Başkan Yardımcısı ve Marka İletişim Uzmanı Ebru Koralı, MSKÜ Ortaca MYO Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selma Atabey, Muğla Valiliği AB ve Dış İlişkiler Bürosu’ndan Doç. Dr. Buket Ballıel Ünal ile Kapurcuk Akademi sahibi Av. S. Ece Baysal Güngör, Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık’ı ziyaret ederek kitap çalışmaları hakkında bilgi verdi.
66 ÖZGÜN TARİF YER ALIYOR
“Antik Çağdan Günümüze Muğla Mutfağı” adlı ilk eser; Antik döneme ait 35, Osmanlı dönemine ait 6 ve yöresel ile günümüze ait 25 tarif olmak üzere toplam 66 özgün yemek tarifinden oluşuyor. Kitapta Muğla mutfağının binlerce yıla yayılan tarihsel birikimi, kapsamlı ve bütüncül bir bakış açısıyla ele alındı.
BİLİMSEL VERİLERLE DESTEKLENDİ
Eser, Muğla ve çevresinde yürütülen arkeolojik kazılarda görev alan kazı başkanlarının, kendi bölgelerine ait yemek kültürü ve beslenme alışkanlıklarına ilişkin sunduğu bilimsel veriler doğrultusunda hazırlandı. İlçelerin coğrafi konumu, demografik yapısı ve tarihsel süreçleri, arkeolojik keşiflerle desteklenerek bölüm yazarları tarafından kaleme alındı.

GASTRONOMİ HAFIZASI ÖN PLANA ÇIKIYOR
Editörler tarafından hazırlanan ürün bazlı bölümlerde, Muğla mutfağını yüzyıllardır zenginleştiren tarımsal ve doğal ürünler ele alınırken, bu ürünlerle şekillenen tarifler aracılığıyla güçlü bir gastronomi hafızası ortaya konuldu.
İKİNCİ KİTAPTA SAĞLIK BOYUTU ELE ALINACAK
Hazırlıkları süren ikinci kitabın ise sağlık alanında önemli bir boşluğu doldurması hedefleniyor. Yeni eserde, ilk kitapta yer alan 66 tarifte kullanılan ürünlerin insan sağlığı üzerindeki etkileri bilimsel veriler ışığında incelenecek. Uzman akademisyenler, sağlık profesyonelleri ve editörlerin katkılarıyla yürütülen çalışma, geleneksel mutfağın yalnızca kültürel değil, aynı zamanda koruyucu ve destekleyici sağlık yönünü de ortaya koymayı amaçlıyor.




