Yüzyıllardır uygulanan bu yöntem, zeytinin insan emeğiyle buluştuğu kadim bir üretim biçimi olarak kültürel miras niteliği taşıyor.
Modern üretim tekniklerinin yaygınlaşmasına rağmen Turgut’ta sınırlı sayıda üretici, zeytini hâlâ taş havuzlarda ayakla ezerek işliyor. Kimyasal işlem ve yüksek ısı kullanılmadan yapılan üretim sonucunda elde edilen ayak yağı, kendine özgü aroması ve yoğun tadıyla dikkat çekiyor. Zahmetli olması nedeniyle yok olma riskiyle karşı karşıya kalan bu yöntem, köydeki üreticilerin kararlılığıyla yaşatılmaya çalışılıyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan araştırmacı Tarcan Oğuz, ayak yağı geleneğinin yalnızca gastronomik değil, aynı zamanda kültürel bir değer olduğuna vurgu yaptı. Oğuz, “Ayak yağı üretimi, zeytinin sadece bir tarım ürünü değil; emek, inanç ve gündelik yaşamla bütünleşmiş bir kültür unsuru olduğunu gösteriyor. Bu yöntem, insan merkezli üretimin Anadolu’daki en somut örneklerinden biridir” dedi. Oğuz, bu tür geleneksel pratiklerin belgelenmesinin somut olmayan kültürel mirasın korunması açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.

Turgut’ta ayak yağı üretimini sürdüren üreticilerden Mehmet Yıldız ise bu yöntemi ailesinden öğrendiğini belirterek, “Babam da dedemden böyle görmüş. Makineyle üretim kolay ama ayak yağı bambaşka bir lezzet veriyor. Zeytin yavaş eziliyor, yağı sakin sakin çıkıyor. Bu bizim için sadece bir ürün değil, atadan kalan bir emanet” diye konuştu.
Her yıl sınırlı miktarda üretim yaptıklarını söyleyen Yıldız, ekonomik kazançtan çok geleneği yaşatma amacıyla bu yöntemi sürdürdüklerini dile getirdi. Genç kuşakların ilgisinin azalmasından endişe duyduklarını belirten üreticiler, ayak yağı geleneğinin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Turgut Mahallesi’nde ayak yağı üretimi, yalnızca bir zeytinyağı elde etme süreci olarak değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın da önemli bir unsuru olarak görülüyor. Hasat dönemlerinde aile bireyleri ve komşuların bir araya gelmesiyle yürütülen üretim süreci, kolektif bir kültürel ritüele dönüşüyor.
Uzmanlar, Turgut’taki ayak yağı geleneğinin kayıt altına alınması ve yerel üreticilerin desteklenmesinin, bu kadim yöntemin gelecek kuşaklara aktarılması açısından kritik önemde olduğuna dikkat çekiyor. Zeytinin insan emeğiyle buluştuğu bu özgün üretim biçimi, Turgut’ta geçmişle bugün arasında kurulan güçlü bir bağ olarak yaşamaya devam ediyor.





