Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi. ABD ve İran arasında sağlanan müzakereler hakkında konuştu. "Başlangıç pozisyonları her zaman için biraz maksimalist olur. Daha sonra taraflar arabulucuların desteğiyle bir noktada buluşturmaya çalışırlar. Yeter ki ateşkese ulaşmada, devam ettirmede, daimi kalıcı niyetleri olsun. Benim gördüğüm şu anda her iki taraf da ateşkes konusunda samimi, ihtiyacın farkında" dedi.
Müzakerelerin yapıldığı gün gün boyu taraflarla iletişim halinde olduklarını belirten Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bir kere daha diplomasiyi işaret etti. Ayrıca müzakerelerin nükleer noktada tıkandığını belirterek ABD tarafından yapılan açıklamaları hatırlattı. Tarafların başlangıç pozisyonunda olduğunu söyleyen Fidan, İsrail faktörü hakkında da "İsrail'in buradaki oyun bozanlığını hep hesapta tutmak gerekiyor. Biz bunu Amerikalılara da diğer taraflara da sürekli söylüyoruz. Ama an itibarıyla Amerikalılar da İranlılar da kendi evlerine gittiler. İranlılar özellikle Amerikalıların yaptığı teklifi değerlendirecekler. Bir cevap verecekler diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
“ATEŞKES GÜNDEME GELEBİLİR”
Tarafların uzlaşma sağlaması halinde ateşkesin gündeme geleceğini belirten Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Nükleer konuda olay 'ya hep ya hiç'e dönerse, özellikle zenginleştirmeyle ilgili konuda, orada bir ciddi engelle karşılaşabiliriz diye düşünüyorum. Bunu da bazı arabulucuların ve diğer ülkelerin desteğiyle aşmaya çalışacağız” açıklamasını yaptı.
Türkiye’nin her zaman barıştan taraf olduğunu bir kere daha vurguladı.
GÖZLER HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA
Bakan Fidan, anlaşmanın sağlanması noktasında Hürmüz Boğazı’nda herhangi bir sorun kalmayacağını da ifade etti. “Hürmüz Boğazı savaşın bölgesel bir savaş olmadığını küresel etkilerinin olduğunu gösteren bir savaş. Benim gördüğüm serbest geçişle ilgili bir sıkıntı olmaz ama şu an da bundan etkilenen ülkeler Avrupalılar işte biliyorsunuz Çin Hindistan Kore buradan gelen enerjiyle ayakta duruyorlar. Fiyatlara yük bindiği gibi enerji arzında da sıkıntı olabilir bu krizle beraber. Ben Hürmüz'ün açılmasıyla ilgili bir sorun görmüyorum. Sorun bundan sonra Hürmüz'ün regülasyonuyla ilgili bir öneri getirecek mi birisi. Benim konuştuğum bölge ülkeleri tek bir konuda endişeliler. Savaştan önceki rejimin savaştan sonra da korunmasını istiyorlar” diyerek Hürmüz Boğazı’ndaki gemi geçişinin yasaklanmasının doğru olmadığını belirtti.




