MHP Lideri Devlet Bahçeli, MHP TBMM Grup Toplantısı'nda kürsüdeydi. Gündeminde Milli Eğitim Bakanlığının 12 Şubat 2026'da Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında ramazan ayı etkinlikleri konulu yayınladığı genelge vardı. Bahçeli, genelgenin yerinde ve kıvamında bir adım olduğunu söyledi. CHP’ye tepkisini ise işte bu sözlerle gösterdi: Yine bugünlerde dağa taşa Allah dedirten, her yaş grubunda göz kamaştıran bir akıma dönüşen 'Kabe'de hacılar hu der Allah' isimli ilahiyi ve bu ilahiyi seslendiren kardeşimizi de gönülden alkışlıyoruz. Bakanlığın genelgesinde özetle Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 2. maddesine atıfla Türk milli eğitiminin genel amacının milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerleri benimseyen, koruyan ve geliştiren, bu değerleri davranış haline getirmiş bireyler yetiştirmektir. Türk milletinin sağduyu ve vicdan sahibi hangi mensubu bu gerçekleri inkar veya ihmal edebilecektir?
“GENELGENİN NERESİ YANLIŞ?”
Bahçeli yaptığı açıklamada Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin insanı ruh ve beden bütünlüğü içinde ele alan, bilgiyi ahlaki sorumlulukla bütünleştiren bütüncül bir eğitim sistemine dayandığını ifade etti. “Ramazan ayı boyunca, öğrencilerimizin paylaşma bilincini geliştirmeye, ihtiyaç sahiplerine yardım etme konusunda farkındalık kazandırmaya, dayanışma duygularını güçlendirmeye yönelik eğitsel, sosyal etkinliklerin planlanarak uygulanmasının önemi, anılan genelgede ifade bulmuş ve talimat mahiyetiyle de ilan edilmiştir. Bu genelgenin neresi yanlıştır? Elinizi vicdanınıza götürüp düşününüz, Türkiye'nin 'Talibanlaştığına' dair en ufak bir emare, en küçük bir delil göreniniz var mıdır? Ramazan ayı etkinliklerine 'Talibanlaşma' ve 'gericilik' diye yaygara koparanlar, hakiki manada yobaz değiller midir? Merhum Cemil Meriç'in ifadesiyle söylersek, yeni yobazlık, kendimize ait mukaddese kulaklarımızı tıkayış ve kendimizden kaçış olarak tanımlanmayacak mıdır? 'Maarifin Kalbinde Ramazan' şenliklerinin neresinde sakınca vardır?” sorusunu ise CHP’ye yöneltti.
BAHÇELİ: İSLAM KARŞITLIĞINDA BİRLEŞİYORLAR
MHP Lideri, muhalefetin islam karşıtlığında birleştiğini de ifade etti. “Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı ve İslam karşıtlığında birleşen yönetici taifesi hele bir anlatsın da duyalım, öğrenelim. Din düşmanı olmayıp, yalnızca İslam düşmanlığında mevziiye giren, bu nedenle ruhunu iblisin emanetine veren çürük aydınlar ne istediklerini açık yüreklilikle hele bir söylesinler. Kültürel mirasımızı güçlendiren, paylaşma ve birlikte olma bilincini teşvik eden samimi faaliyetlerin neresinde pürüz, neresinde laiklikle çelişen bir çarpıklık söz konusudur? Yabancı ülkelerde her pazar kiliseye giden çocukları mesele yapmayıp da ramazan ayının mehabetini ve muhabbetini aşılayan ahlaki ve manevi sorumluluğu tartışmaya açmaya cüret eden sütü, hamuru lekeli güruha nasıl sessiz kalalım? Nasıl hiçbir şey olmamış gibi tepkisiz duralım? Yahu bunlarda hiç mi utanma duygusu kalmadı? Be hey kifayetsiz muhterisler, Allah var” ifadelerini kullandı.
“ALAYINIZ KARANLIKSINIZ”
Bahçeli ayrıca yaptığı açıklamada "Laikliği Birlikte Savunuyoruz" başlıklı bildiriyi hatırlattı ve sözlerini işte böyle sürdürdü: Sözde uzman ve akademisyenlerden mürekkep 168 kişi bir araya gelerek 'Laikliği Birlikte Savunuyoruz' başlığıyla imzaladıkları bir bildiriyi kamuoyuyla paylaşmışlar. Bana sorarsanız bu 168 kişiyi yana yana, üst üste koyup toplasanız bir insan bile etmezler, edemezler. Diyorlar ki, laikliği savunmak suç değildir. Diyorlar ki, şeriatçı dayatmaları reddediyoruz. Diyorlar ki, karanlığa teslim olmayacağız. Alayınız karanlıksınız, alayınız karanlıktasınız haberiniz yok. Allah'a iman etmek gericilikse, biz de bal gibi, buz gibi gericiyiz. Çocuklarımıza ramazan ayının muteber ahlak ve manasını aktarmak gericilik olarak değerlendiriliyorsa, biz de buna sonuna kadar ortağız. Hepsini toplasanız bir insan etmeyecek 168 kişi, Haluk'un bugünkü karanlık yüzüdür. Milli Eğitim Bakanımızı ve Bakanlık personelini kutluyorum. Milli Eğitim Bakanlığının 12 Şubat 2026 tarihinde yayımladığı, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında 'ramazan ayı etkinlikleri' konulu genelgeyi sonuna kadar destekliyorum. Her biri bugünün Haluk'u olan 168 imzacıyı da ademe mahkum ediyorum. Müslüman Türk milletinin hassasiyetleriyle oynamayın. Ramazan ayımızı sulandırmaya, sorgulamaya, karalamaya sakın kalkışmayın. Haddinizi bilin, hududunuzu bilin, ayranımızı kabartmayın, tepemizin tasını attırmayın.
“GERİYE DÖNÜŞ OLMAYACAK”
Devlet Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti'nin, başkent Ankara'dan yönetilen 'üniter devlet', Türk milleti gerçeği üzerine inşa edilen 'milli devlet' ile 'laik devlet' yapısına dayandığını belirtti. "Bir devlet çatısı altında beraberce yaşayabilmemizin asgari kuralları 29 Ekim 1923 tarihinde konulmuştur. Başkentimizin Ankara, dilimizin Türkçe, bayrağımızın ay yıldızlı al bayrak, milli marşımızın İstiklal Marşı olduğu belirlenmiş ve Anayasamız tarafından da güvence altına alınmıştır. Bundan geriye dönüş yoktur. Taviz, tavsama, tereddüt veya tenakuz söz konusu değildir. Cumhuriyet'in 103 yıllık tarihi, bu ilkeleri benimsemekte zorlanan, reddeden ya da değiştirilmesine çabalayan bedhahların zaman zaman beyhude kalkışmalarına, çıkışlarına şahit olmuştur. Bu girişimler her defasında büyük Türk milleti tarafından lanetlenmiş, bu hezeyan sahipleri hak ettikleri karşılığı da görmüşlerdir” diyerek sözlerine son verdi.





