Muğla İl Jandarma Komutanlığı ekipleri Ortaca’da arazi satışıyla ilgili dolandırılma şikâyetleri üzerine harekete geçti. Ekipler, şüphelileri belirledikten sonra fiziki ve teknik takibe başladı. Takibin tamamlanmasının ardından Ortaca Cumhuriyet Başsavcılığı’nın koordinasyonuyla Muğla Ortaca merkezli Antalya, Ankara ve İstanbul’u kapsayan operasyon için düğmeye basıldı.

3 TUTUKLAMA, 7 ADLİ KONTROL

Eş zamanlı olarak şüphelilerin adreslerine baskın düzenlendi. Evlerinde ve bulundukları adreslerde aramalar yapıldı. Operasyon kapsamında 2’si kadın 10 şüpheliyi gözaltına alındı. Şüpheliler, jandarmadaki işlemlerinin ardından 25 Mart tarihinde Ortaca Adliyesi’ne çıkartıldı. Burada savcı ve hakim karşısında çıkan zanlılardan 3’ü tutuklandı. 7 şüpheli de adli kontrol şartıyla serbest kaldı. Tutuklananlar arasında Ortaca Tapu Kadastro Müdürlüğü eski çalışanı Özgür Ö’nün de olduğu öğrenildi.

30 VATANDAŞI 60 MİLYON TL DOLANDIRMIŞLAR

APARTTA ŞÜPHELİ ÖLÜM APARTTA ŞÜPHELİ ÖLÜM

Muğla Valiliği de sosyal medya hesabından operasyonun boyutuyla ilgili “Muğla İl Jandarma Komutanlığınca, hazineye ait arazileri sahte evrak oluşturmak suretiyle satarak 30 vatandaşımızı yaklaşık 60 milyon TL dolandıran 10 şüpheli yakalanarak adli makamlara sevk edilmiştir.” denildi.

ŞÜPHELİLER HAKKINDA YENİ ŞİKÂYETLER VAR

Operasyonun yankıları Muğla’da özellikle Ortaca’da sürerken, şüphelilere yönelik yeni şikâyetlerin olduğu öğrenildi. Dolandırıcıların hedefinde olanlardan biri de Ortaca’da ismi bizde mevcut olan bir iş insanı. Dolandırıcıların, dolandırmaya çalıştığı iş insanı, Ortaca Adliyesi’ne giderek söz konusu şahıslardan şikâyetçi oldu.

KÂTİBİN DE DOLANDIRICI OLDUĞU İDDİASI

İş insanı, şikâyet dilekçesinde, Okçular Mahallesi’nde bulunan taşınmaz arazinin K.M. ve Ş.M. isimli kadınlar tarafından Özgür Ö. (Ortaca Tapu Kadastro Müdürlüğü eski çalışanı) ve O. O.’ya devredildiğini öğrendiğini kaydetti.

SAHTE SÖZLEŞMEYLE BAŞKASINA SATTILAR

İş insanı, dilekçesinde, “Taşınmazımı, K.M. ve Ş.M. isimli şahıslar zilyetliğin devri sözleşmesiyle O. O. ve Özgür Ö. isimli şahıslara devretmişler. Sözleşmeyi O. O. ve Özgür Ö. isimli şahısların söz konusu taşınmazı satmaya çalıştıkları kişiden temin ettim. Taşınmazım üzerinde 2023 yılının haziran ve temmuz aylarında bir ahır yapıldığını görünce K.M. kocası P.M.’nin yanına giderek söz konusu taşınmaza ait tapu kayıtlarını gösterip buranın bana ait olduğunu söyledim.

ARAZİ ÜZERİNE AHIR BİLE YAPTILAR

Bunun üzerine P.M. ahırı 40 bin liraya yaptığını ve bahçeyi temizlettiğini bu nedenle masraflarının olduğunu söyledi. Ben de kendisine masraflarını karşılayacağımı söyledim ve masraflarını da karşıladım. P.M. ve eşi K.M. de söz konusu taşınmazda bulunan ahırı kaldırdı. Ben de bana ait olan bu taşınmazın etrafını bu tellerle çevirdim. Tellerle çevirdiğim sırada O. O. ve Özgür Ö. yanıma gelerek söz konusu taşınmazı satın aldıklarını ve taşınmazın kendilerine ait olduğunu söyledi.

ÖZGÜR Ö. VE O.O. ‘ARAZİNİN SAHİBİYİZ’ DEDİ

Ben de tapu kayıtlarını göstererek taşınmazın bana ait olduğunu söyledim. Bunun üzerine O.O. ve Özgür Ö. yanımdan ayrıldı. Yaklaşık 15-20 gün sonra P. M. ve K.M. arazimdeki demir çitlere ait kilitleri kırarak tekrar bu taşınmazlar üzerinde ahır yaptı. Yaklaşık 3 ay önce de K. M. Ve P.M. taşınmazımın üzerine zeytin ağacı dikti. Bu şekilde bana ait olan taşınmazı kendi aralarında sözleşme yapma suretiyle güven uyandırmaya çalışıp söz konusu taşınmazımı üçüncü kişilere satmaya çalışan ve söz konusu taşınmazımda herhangi bir hakları olmaksızın ahır yapıp zeytin ağacı diken K.M., P.M., O.O. ve Özgür Ö.’den şikayetçiyim.” İfadelerine yer verdi.

İŞ İNSANI, KAYMAKAMA DA GİTTİ

Öte yandan iş insanının, dolandırılma girişiminden sonra Ortaca Kaymakamı Kenan Aktaş’ın yanına giderek olayı anlattığı öğrenildi. İş insanının, Aktaş’a anlattıktan sonra Ortaca Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikâyet dilekçesini verdiği ifade edildi.

KÂTİP O.O. İDDİASI

Bu arada, Ortaca Adliyesi’nde görev yapan O.O.’nun da isminin şikâyet dilekçesinde yer aldığı kaydedildi. İddiaya göre, O.O.’nun görev yaptığı süre zarfında keşif amaçlı gittiği hazine ve devlet arazilerinin bilgilerini alarak, diğer dolandırıcılarla birlikte sahte evrakla başka kişilere sattığı, satma girişimde bulunduğu ileri sürüldü.