CHP Genel Başkanlığı mazbatasını elinde bulunduran Grup Başkanvekili Özgür Özel, Ankara'da "mutlak butlan" kararıyla genel başkan olduğunu iddia eden Kılıçdaroğlu'na karşı gerçekleştirdiği "Bayramlaşma" mitinginde yeniden "Derhal Kurultay" çağrısı yaptı. Özel, yaşanan olayların "CHP'nin iç meselesi olmadığını, Erdoğan ile milletin arasındaki mesele olduğunu" ifade etti. CHP Genel Merkezi önünde alternatif miting yapan ve Yüksek Seçim Kurulu tarafından tanınmadığı halde Ankara Bölge İdare Mahkemesi'nin "mutlak butlan" kararıyla yeniden genel başkan olduğunu iddia eden Kemal Kılıçdaroğlu ise parti önünde toplananlara yaptığı konuşmada isim vermeden Özel yönetiminin "yolsuzluk" yaptığını ima etti ve "hesap soracağını" söyledi. Sosyal medyaya yansıyan hava fotoğraflarında, Özgür Özel'in mitinginin daha kalabalık olduğu gözlendi.

ÖZEL: "ÖFKENİZİ ANLIYORUM"
Özgür Özel, CHP Ankara İl Başkanlığı önünde düzenlenen bayramlaşma programına katıldı. Programa Özel'in yanı sıra Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve çok sayıda milletvekili katıldı. Burada toplanan vatandaşlara hitap eden Özel, "Buraya bayramlaşmaya, kucaklaşmaya ve helalleşmeye geldik. Değerli Ankaralılar sizi anlıyorum, öfkenizi anlıyorum ancak bugün öfke sözleri değil; umudu yükseltmenin, umut sözlerini söylemenin, iktidar yürüyüşünü başlatmanın, 'İktidar' diye haykırmanın günüdür" dedi.
"BU MESELE, ERDOĞAN İLE MİLLETİN MESELESİDİR"
Özel, CHP'nin kurulduğu günden beri, Sivas Kongresi'nden bugüne çok zor günler geçirdiğini dile getirerek, "Mallarına el konuldu, partinin kapısı kapatıldı, partinin genel başkanları hapse atıldı, il başkanları suikaste uğradı ve şehit edildi. Bu partiye her kötülük yapıldı ama hiç kimsenin gücü Cumhuriyet Halk Partisi'ne yetmedi. Tarihte ilk kez Cumhurbaşkanlığında bir partinin Genel Başkanı otururken, 24 yıl boyunca her seçimi kazanmışken, iktidar olacağı için bir güç, devleti elinde tutan kötücül bir akıl, Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidar umuduna, Türkiye'de seçimle iktidarı değiştirme umuduna yani Cumhuriyet'in en büyük kazanımı olan sandığa müdahale etmekte, Türkiye'nin birinci partisi Cumhuriyet Halk Partisi'nin başına seçilen Genel Başkanı değiştirip atama yapmaya kalkmaktadır, kayyım getirmektedir. Değerli arkadaşlar, keşke birilerinin söylediği gibi bu mesele, Cumhuriyet Halk Partisi'nin iç meselesi olsa. Keşke bu mesele, parti içi bir tartışma olsa. Meseleyi doğru görelim, doğru şekilde ortaya koyalım. Bu mesele, Cumhuriyet Halk Partisi'nin iç meselesi değildir; Özgür Özel-Kemal Kılıçdaroğlu meselesi değildir. Bu mesele Recep Tayyip Erdoğan'la milletin meselesidir" diye konuştu.
"SEÇİLMİŞ CHP'YİZ"
Özel, "Bir tarafta ele geçirilmiş binalar, bir tarafta partisine, ülkesine sahip çıkan milyonlar var. O yüzden şunu herkes bilsin. Biz hepimiz Cumhuriyet Halk Partisi'ni 47 yıl sonra iktidar yapanlarız, birinci parti yapanlarız. Biz Adalet ve Kalkınma Partisi’ni kurulduğu günden beri ilk kez yenen kadrolarız. Biz kaybeden, kaybetmeye alışkın CHP değil; kazanan CHP'yiz. Biz atanmış değiliz, biz seçilmiş CHP'yiz" ifadelerini kullandı.

"CHP'YE MAZBATASIZ GENEL BAŞKAN YAKIŞMAZ"
"Butlan" kararının Türkiye'nin siyasi tarihine bir kara leke olarak kazındığını ve bu kararın kimseye genel başkanlık meşruiyeti vermediğini söyleyen Özel, "Yargının butlan kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi'ne mazbatasız bir genel başkan olmaz, yakışmaz, oturamaz. Buradan bir kez daha dilimizde tüy bitene kadar söyledik. Son nefesime kadar da söyleyeceğim. Gerçekten bu ülkeyi seven, bu iktidarı değiştirme umuduna gönül veren hiç kimsenin bir gün dahi partinin kurultayını geciktirmeye hakkı yoktur. Derhal kurultay yapılmalıdır. Buradan açıkça sesleniyorum; hangi delege ile istiyorsanız, son delege ile önceki delege ile daha önceki delege ile, hangi delege ile istiyorsanız derhal bir kurultay yapın, partiyi seçilmiş bir genel başkana kavuşturun. Cumhuriyet Halk Partisi, atama kabul etmez" dedi.
"ÖN SEÇİMDE YÜZDE 85'İN ALTINDA OY ALIRSAM GÖREVE TALİP OLMAYACAĞIM"
Özel, "Ben her delegeyle yarışa varım. Ancak kurultay tarihini ilan edin. Kurultay olmadan 15 gün önce Cumhuriyet Halk Partisi örgütlerine sandık koyalım, 2 milyon üyeyi çağıralım. Genel başkanın kim olacağına 2 milyon Cumhuriyet Halk Partili karar versin. O sandıktan kim çıkarsa resmi kurultaya o kişinin genel başkan adaylığında gidelim. Gerçek bir enerji için bütün üyelerle birlikte genel başkanlık için ön seçim istiyorum. Sözüm sözdür. Manisa'da, 2015 ön seçiminde yüzde 84 oy alarak tüm zamanların ön seçim rekorunu kırmıştım. Eğer bu ön seçimde yüzde 85'in altında oy alırsam göreve talip olmayacağım" diye konuştu.
"BİZE BİNA DEĞİL YÜREK LAZIM; HEDEF İKTİDARDIR"
Özel, sözlerine şöyle devam etti: "Genel Merkez'imize 24 Mayıs'ta yapılan saldırı ve ona verilen refleks tarihi bir
milattır. O tarihten öncesi vardır, sonrası da olacaktır. O tarihten önce hataya düşenler vardır, eyvallah. O tarihten önce hata yapıp butlandan sonra, saldırıdan sonra doğru yerde olanların hepsi buradadır, başımızın üstündedir. Tarihin en büyük kucaklaşmasına, kenetlenmesine ihtiyaç var. Bunun için buradayız. Bize bina değil, yürek lazım. Burada mısınız? Genel Merkez'den Meclis'e doğru yaptığımız yürüyüşle, köhneleşmiş bir anlayışı geride bıraktık. O yürüyüşle AK Parti'nin kara düzenini geride bıraktık. O yürüyüşle AK Parti’nin kara düzeninden medet umanları geride bıraktık. Ve hedefimizi Gazi’nin kurduğu Meclis yaptık. Hedef iktidardır. Artık saflar netleşmektedir. Otokratlar bir tarafta, demokratlar bir taraftadır. Ben demokrasiye sahip çıkan, dayanışma gösteren tüm sendikalara, tüm meslek kuruluşlarına, tüm sivil toplum kuruluşu örgütlerine ve tüm siyasi partilere yürekten teşekkür ediyorum. Vakit birleşe birleşe kazanma ve vakit Türkiye’yi iktidara taşıma vaktidir."

Özel, konuşmasının ardından partililerle birlikte Anıtkabir'e yürüdü. Burada da büyük bir kalabalık, Anıtkabir'i doldurdu.
KILIÇDAROĞLU: "HESAP SORACAĞIM"
Kemal Kılıçdaroğlu, 2,5 yıl aradan sonra bugün 'Halkla Bayramlaşma' programı kapsamında CHP Genel Merkezi'ne geldi.
Kılıçdaroğlu, parti genel merkezi önünde yaptığı konuşmada, 38'inci Olağan Kurultay sürecine ve sonrasında yaşanan tartışmalara değindi. Kılıçdaroğlu, partinin iç demokrasisinin yara aldığını belirterek, "Biliyorsunuz, 38'inci kurultayda bir bayrak değişimi olmuştur. Biz o gün dedik ki: 'Başımızın üstüne.' Cumhuriyet Halk Partisi'nde demokrasiyi hesapladık ve çekildik. Maalesef gördük ki kardeşlerim, durum öyle değil. O kurultay Türkiye siyasetinde bir milattır. O gün yaşananlar, o günden sonra ortaya çıkan iddialar, yargıya taşınan dosyalar, kamuoyunda oluşan derin kuşkular ve bugün geldiğimiz nokta hepimize şunu göstermiştir; bir siyasi partinin iç demokrasisi sakatlanırsa ülkenin de demokrasisi sakatlanır. Bir partinin delegesinin iradesi şaibeli hale gelirse, milletin iradesine duyulan güven sarsılır ve derin bir yara alır. Bir partinin yönetimi ahlaki meşruiyet sorunu yaşarsa, o partinin Türkiye'de demokrasi vaat etmesi de imkansız hale gelir. Soruyorum size; biz bu partiyi mahkeme salonlarında itibarımız çiğnensin diye mi büyüttük? Ata'mızın emaneti partimizi kimler pavyon masalarına meze etmeye çalıştı? Yok arkadaşlar. Emanetimizi kimler mahkeme kapılarına düşürdü? Kimler kapalı kapılar ardındaki küçük hesaplarla, kişisel ikbal telaşıyla ihanet etti? Şimdi bana soruyorlar; 'Ne yapacaksın?' Benim ne yapacağım bellidir. Ben hesap soracağım, hesap. Herkes bunu bilsin" diye konuştu.
"KURULTAY SANDIĞINI EN KISA SÜREDE ÖNÜNÜZE GETİRECEĞİM"
Partiyi güvenli limana ulaştıracağını kaydeden Kılıçdaroğlu, "Kurultay sandığını en kısa sürede önünüze getireceğim. Temiz, tertemiz bir kurultay yapacağız. Partililerimiz, partimizin güvenli limanını işaret ve inşa edecek. O güvenli limana hep beraber gideceğiz. Ben değil kardeşlerim; güvenli limanı sizler inşa edeceksiniz ve o sandıktan kim çıkarsa partinin meşru lideri olacaktır, başımızın tacı olacaktır. Biz usulsüzlüğe de koltuk sevdasına da geçit vermek istemiyoruz. O kutsal yürüyüşe arkamızdan sızan, ruhunu satmış FETÖ terör örgütü ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür dilerim. Biz 'vatan', 'millet' dedikçe, kapalı kapılar ardında dış odaklardan medet uman, onlardan icazet ve yardım dileyen o gafilleri koynumda beslediğim için; helal lokmalarınızdan partiye verdiğiniz emekleri kendi kurdukları o haram sofralarına meze yapanların o hortumlarını zamanında kesmediğim için sizlerden özür diliyorum. Cumhuriyet Halk Partisi'nin şerefli delegelerini pavyon masalarında pazarlık konusu yapanların, Mustafa Kemal'in partisini mahkeme kapılarına düşürüp itibarımızı ayaklar altına almaya çalışanların maskesini vaktinde indiremediğim için sizlerden özür diliyorum. Halkın belediyesinde yetimin hakkına göz dikip rüşvete, talana bulaşan o rüşvetçi belediye başkanlarını bu partiden söküp atamadığım için sizlerden, örgütümden ve tarih önünde hak deryasından özür diliyorum. O zaman benim temiz niyetimi sırtımdan hançerlemek için kullananları göremedim. Hakkınızı helal edin ve beni affedin" dedi.
"BU KAVGAYI YENİDEN BAŞLATIYORUM"
Parti içindeki "rüşvet" iddialarına sert tepki gösteren Kılıçdaroğlu, "2 yıl boyunca bu yönetim her sıkıştığında neyin arkasına sığınıyor? 'Baba ocağı' diyorlar. Sizin o her fırsatta dilinize doladığınız baba ocağında rüşvet olur mu? Uşak Belediyesi'nde rüşvete, talana göz yummak, yetimin hakkını peşkeş çekmek baba ocağının kitabında yazar mı? Baba ocağında market poşetlerinin içinde haram paralar olur mu? Kutuların içinde rüşvet verilir mi? Baba ocağında FETÖ'cü hesapların talimatlarıyla kumpaslar kurulur mu? Baba ocağında oturanlar, gazi Meclis'in çatısı altında 'rüşvet poşeti' iddiaları karşısında sessiz kalamaz. Saray odakları da dinlesin, baronlar da dinlesin. Buradan tüyü bitmemiş yetimin hakkını sömüren beşli çeteler de dinlesin, sokaklarımızı zehirleyen uyuşturucu baronları da dinlesin. Kemal Kılıçdaroğlu hayatta olduğu müddetçe, bu can bu bedende kaldığı müddetçe size asla geçit vermeyeceğiz. O çaldığınız milyar dolarları bu milletin kasasına geri getireceğim. Korkmuyorum. Ben bu kavgayı yeniden başlatıyorum" diye konuştu.





