Yasaklı madde operasyonları kapsamında yapılan test sonuçlarına yönelik itirazlar kamuoyunda tartışma yaratırken, Adli Tıp Kurumu’nda uygulanan yöntemler ve testlerin güvenilirliği yeniden gündeme geldi. İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Alkan, yasaklı madde testlerinin nasıl yapıldığını ve itirazların nedenlerini anlattı.

ADLİ TIP TESTLERİNE İTİRAZLAR GÜNDEMDE

Yasaklı madde soruşturmaları kapsamında gözaltına alınan bazı şüphelilerin Adli Tıp Kurumu’nda yapılan test sonuçlarına itiraz ettiği, bu kapsamda özel laboratuvarlarda yeniden test yaptırdığı öğrenildi. Tartışmalar özellikle saç örneklerinden yapılan analizler üzerinde yoğunlaştı.

SAÇ TESTİ “VÜCUDUN HAFIZASI” OLARAK DEĞERLENDİRİLİYOR

Prof. Dr. Nevzat Alkan, kan ve idrar testlerinin belirli bir zaman aralığını gösterdiğini, saç örneklerinin ise geçmişe dönük kullanım hakkında bilgi verebildiğini belirtti. Alkan, saçın her santiminin yaklaşık bir aylık zaman dilimini temsil ettiğini, bu nedenle saçta tespit edilen bir maddenin kullanım zamanının geriye dönük olarak hesaplanabildiğini ifade etti.

KAN VE İDRARDA ÇIKMAYIP SAÇTA TESPİT EDİLEBİLİR

Uzman açıklamasına göre, yasaklı maddeler kanda birkaç gün, idrarda ise yaklaşık bir haftaya kadar tespit edilebilirken, saçta aylar hatta yıllar sonra dahi kalıntı bulunabiliyor. Bu nedenle kan ve idrarda negatif çıkan bir sonucun saç testinde pozitif olmasının mümkün olduğu belirtildi.

TESTLER AKREDİTE LABORATUVARLARDA YAPILIYOR

Alkan, Adli Tıp Kurumu bünyesindeki Kimya İhtisas Dairesi laboratuvarlarının akredite olduğunu, bilimsel yöntemlerle ve ileri teknolojilerle çalıştığını belirtti. Yasaklı madde testlerinin tek seferlik yapılmadığını, sonuçların doğrulama aşamalarından geçtiğini ve “şahit numune” ayrıldığını söyledi.

Bodrum Kardiyoloji Zirvesi’nde ilk kez canlı vaka yayını
Bodrum Kardiyoloji Zirvesi’nde ilk kez canlı vaka yayını
İçeriği Görüntüle

İLAÇ VE TAKVİYELERLE AYRIM YAPILABİLİYOR

Ağrı kesici, sedatif ya da tıbbi amaçlı kullanılan ilaçların yasaklı maddelerle karışmasının mümkün olmadığı ifade edildi. Prof. Dr. Alkan, toksikolojik analizlerin yasal maddelerle yasadışı maddeleri net biçimde ayırt edebilecek hassasiyette olduğunu kaydetti.

YENİDEN TEST DELİL SAYILMAYABİLİR

Uzman değerlendirmesine göre, özel laboratuvarlarda yapılan testlerin, Adli Tıp Kurumu’na denk akredite bir kurumda yapılmadığı sürece delil niteliği taşımadığı belirtildi. Yeniden testin ancak uluslararası kabul görmüş, akredite kurumlarda yapılması halinde hukuki açıdan değerlendirmeye alınabileceği ifade edildi.

NUMUNELERİN İNCELENMESİNDE KÖRLEME TARTIŞMASI

Alkan, uluslararası uygulamalarda numunelerin “körleme” yöntemiyle incelendiğini, yani laboratuvar çalışanlarının numunenin kime ait olduğunu bilmediğini söyledi. Türkiye’de uygulamanın nasıl yapıldığına dair kesin bilgi olmadığını, isimle inceleme yapılmasının ise riskli bir yöntem olabileceğini dile getirdi.