Siyasette bir saygı sınırı vardır ve ne sebeple olursa olsun korunmalıdır. Şiddet ve provokasyona değil hoşgörü ile iletişime taraf olursak ancak bu şekilde çözüm ehli olarak anılırız.

Restoranın kapısında sigara içerken başlıyor çekim. Sigaraya blur koymamışlar hem RTÜK'E tabi değil hem de gerek duyulmamış, baya özgür bir prodüksiyon.

Oysa sigara içen İYİ Parti Bodrum Belediye Başkan Adayı Raşit Emir Süer. Yani toplumun bir adım önünde ve topluma hizmete aday seçilmiş bir isim. Bu da demek oluyor  ki "Bodrum'u temsil edebilir" diye partisinden onay almış yani örnek olması beklenen bir isim.

Yanına kadar giden Bodrum halkı tarafından seçilmiş Bodrum Belediye Başkanı'nın elini sıkmıyor. Haydi onu geçelim, başlıyor iddialı ithamlarda bulunmaya. Başkan yardımcısı seçiminden bir başlıyor veryansına. Ucu bucağı kalmıyor. Saygı duvarları yıkılıp siyasetin üstünde kalıyor sanki. Dün Millet İttifakı diye aynı masada oturduğu temsillerden birine demediğini bırakmıyor.

Bodrum Belediye Başkanı aynı zamanda CHP Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Aras, bir şeyin altını çiziyor "Bodrum sevgi ve barışın şehridir. Burada bu dili kullanmayız " diyor.

BU PROVOKASYON KİME ARTI YAZAR?

Haklı mı haklı. Bu provokasyon halk nazarında kime artı yazar derseniz açık ara Ahmet Aras derim. Karşısında yakasında asılı bir mikrofon ile nereye gitse dağılmayan sesle sesleniyor rakibi. Olay anından çok önce başlamış kurulu düzen bir çekim. Bunu sadece ben değil Bodrum seçmeni de fark eder. 

Millet İttifakı'nın geldiği halin küçük bir örneği maalesef bu. Halk bu halden memnun mu? Bence değil. Kavga ortamları ve çatışmacı kimlikler fazla geliyor halka. Çünkü yeterince soğumuş haldeler siyasetten. Dünün seçim arefelerine benziyor mu Allah aşkına şimdiki arefeler. Halk sizce bu sürecin ne kadar içinde?

Velhasılı dil yanlış, ortam yanlış daha da önemlisi üslup yanlış. Çok kızabilirsin, yanlış bulabilirsin. Hiç içine sinmeyebilir. Ama siyasi kumpas kurup algı operasyonuna cüret etmemelisin. Yöntem yanlış! 

Karşı tarafı eleştirme hakkın yok mu tabii ki var! Açık net yazayım su boruları şu bu derken Ahmet Aras'ı belki de en fazla eleştiren yazarlardan biriyim. Ama toplum önünde rol model olduğunu unutarak değil. 

Bu düpedüz prodüksiyonlu provokasyondur. "Hakkını haklıya teslim etmek gerekir, bu yapılan İYİ Partililer tarafından bile haklı görülmez. Aferin ne güzel iş yaptın denmez. " diyordum ki Ahmet Başkan yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer vermiş:

"Bizim demokrasi anlayışımız sandıkla sınırlı değil, biz bu kenti hep birlikte yönetmeye talibiz. Bizi arayan, olaydan dolayı üzüntülerini belirten başta İyi Parti Grup Başkanvekili sayın Müsavat Dervişoğlu olmak üzere, İyi Parti Muğla yöneticilerine, siyasi rakiplerimize ve tüm Muğlalılara teşekkür ediyorum."

Bodrum kamuoyu da zaten saldırgan siyaseti dün de tutmadı bugün de arkasında duracağını tahmin etmiyorum. Kedisi köpeği ile dost Bodrum, karşı ppartiye mafyavari saldıranı değil projelerini, yapacağını taahhüt ettiği hizmetleri yarıştıranı tercih edecektir.

Siyasette bir saygı sınırı vardır ve ne sebeple olursa olsun korunmalıdır. Şiddet ve provokasyona değil hoşgörü ile iletişime taraf olursak ancak bu şekilde çözüm ehli olarak anılırız.

Başkan  Aras'a ve Muğla siyasetine geçmiş olsun dileklerimle...

Haydi selametle...