
Muğla'nın altyapı sorunu Bodrum'da çığ oldu. Çığlık oldu. Geldi Bodrum girişinde kilometrelerce kuyruk oldu. Taşan sular denizi kahverengiye bürüdü. "Suçlu kim" demedik "sorumlu kim" diye bakarken sorumlu tabiki: yerel yöneticiler-miş! Yani yönettiklerini düşünenler! Bir türlü hakkıyla yönetemeyenler! O mu? Bu mu? Şu mu? demeye hiç gerek yokmuş meğer. Onlar masa tenisi oynarken seyircinin sessiz kalmadan bağırması eyleme geçmesi asıl mesele buymuş!
Çok uzakta değil; Yunanistan'da geçen hafta "havlu eylemi" yapıldı. "Sahiller halkındır" diyen Yunanlar havlularını alıp işletmeleri bastılar. Açtılar havlularını ve o bölgeyi kapatan esnafı boykot ettiler. Baktılar halk direniyor ve yasalar konusunda da haklılar şimdi yasanın emrettiği gibi belli sınırda şezlong belli sınırda halkın kendi bölümü var! Başardılar! Şezlong parası dertleri kalmadı!
Yönetim herşeyi adil yapamayabilir. Haddini aşabilir. Yasayı unutabilir. Neticede beşer şaşar! Ama halk hakkını savunmakla yükümlüdür. "Kim senin hakkını yedi ?" diye sorulmaz "neden hakkının yenmesine sessiz kaldın" diye sorulur. Şehrin hafızası yapılanları da söylenenleri de öyle hemen unutmamalı.
Bodrum'da her yerden su fışkırıyor, isale boru hatları Bitez'de, Akyarlar'da peşi sıra patlıyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün "çok ciddi bir kuraklık, bir afet bizi bekliyor " diye demeç veriyor.
"Seni çılgın, hele ne edip durun bak gari !" der Gocaa Moola. Kuraklığın "ben geliyorum" dediği yerde suyun kontrolden çıkmış olması neyin ispatı sizce?
2 Aralık'ta AK Parti Milletvekili Yelda Erol Gökcan Muğla’nın 2022 sezonunda altın yılını yaşadığını kaydederek şöyle demişti “Bodrum’a bu kadar yerli ve yabancı turistimiz geliyor. Peki, Bodrum buna hazır mıydı? Tabi ki her zamanki gibi hazır değildi. Dışarıdan gelen yerli ve yabancı turistlerimiz bu sene trafikten, şehir merkezindeki trafiğin yoğunluğundan, yolların bozukluğundan çok şikayet ettiler. Gerçekten turizme ve Bodrum’a yakışmayan görüntülere sahne oldu. Bir de Bodrum’da yaşanan içme suyu sıkıntısı. Yazın çok sık sular kesildi. Ne Muğla Büyükşehir Belediyesi ne de Bodrum Belediyesi üzerine düşeni yapmadı. Her zamanki gibi sınıfta kaldılar. Belediye başkanlarımız önümüzdeki yaza kadar sorunları hallederlerse buraya gelen turistlerimiz de güzel bir şekilde ayrılırlar.” dedi.
Bakın hala aynı yerdeyiz. İsimler değişse, zaman değişse ne ki? Aynı zihniyet ile bir aradayız!
Üstelik bu açıklamada önceki yazılara konu tüm dengesiz suç atmalar da mevcut ve pek tabii "evet DSİ Bölge Müdürüm sen anlat bakalım ne kadar haklısın?" diye sadece tek tarafı konuşturup halka telefon konuşmasını dinletmek de var. Çözüm icin adım dışında dolu dolu bir açıklama.Merak edenler verdiğim tarihi yazıp Bodrum'un internet sitelerindeki haberlere rahatça ulaşabilir.
Polemikler , laf yetiştirme, kara kedi ilan etmeyle bu işlerin çözüme ulaşacağını hala düşünenler varsa, haydi oradan!
Turizm 2022'de altın yılını yaşadı dediniz. Sevinçle karşıladığımızı korumak ve daha iyisi için motive olmak gerekiyordu. Biz ne yaptık? Sakız çiğnedik! Doydu mu karnımız? Haydi oradan!
A parti Z parti hiç önemi yok! Muğla Türkiye’nin dünyaya açılan kapısı... İktidar ile muhalefet arasında siyaset malzemesi olup yenip yutulacak yer değil! Herkes elini taşın altına koymalı! Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinde konuya hakim hocalar var. Basını takip edin su konusu gündeme hakim olunca bakın kimler var? Basının görüş aldığı.Kimse ulaşılmaz değil. Yeterki çözüm olsun derdimiz.
Yerel seçimler kapıda koltuk kapma temasları başladı. Hatırlayacağımız gibi Fethiye'de AK Parti kazansaydı Körfez temizlenecekti. Müjdeyi bizzat Bakan Murat Kurum vermişti. Fethiye mevcut Belediye Başkanı Alim Karaca ise 100 milyona yarı fiyatına bu işi bitirecekti. Bodrum için alt yapı sıkıntıları ise kesin çözülecekti. İstisnasız tüm partilerin amacı buydu. Kısmet olmadı! Aynı yerden kanıyoruz!
Olanlara çare yok olacaklara seslenelim: Koltuklar çivili, Muğla talan. Oturmaya geleceksen, koltuktan güç alma planın varsa...!
Seni çılgın, hadi oradan!
Haydi selametle!